kırtasiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kırtasiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2013 Pazar

Anı Biriktirmek

Benim uzun zamandır bir defterim var, içerisinde resimlerin, hatıraların, önemli objelerin falan bulunduğu. Bildiğiniz çoğu kişinin tuttuğu gibi bir anı defteri. Kısa-uzun yazılar yazıp sonra açıp okuduğumda mutlu oluyorum, hele ki yazdığım şeylerle ilgili yanına yapıştırdığım objeler yüzümü güldürüyor, yani her zaman öyle olmasa da :) Ama birkaç aydır yazmıyormuşum. Ve o birkaç ayda neler değişmiş neler.



Geçen gün o defteri elime alıp, yanında da binimum kırtasiye malzemeleriyle vakit geçirdim. 
Soldaki kutuyu ben yapmıştım. İçinde yine benim için önemli ufak tefek eşyalar bulunuyor.
Hepsini çıkarıp inceledim tekrardan ve yerlerine koydum. 

Yazacak ne çok şey birikmiş. 
Bayadır böyle, yapmaktan zevk aldığım şeylerle vakit geçirmiyordum.
Bütün gün ortalıkta durdular, ben açtım yazdım yazdım yazdım..
Biriktirdiğim anılar sadece bu yazılanlardan ve deftere yapıştırdıklarımdan ibaret değil.
Bende çer çöp her şeyi bulabilirsiniz.
Yerleştiğim her yeri, zamanı ya da konusu ne olursa olsun köşe bucağa koyulmuş anılarla dolduruyorum.
Etrafa baktığımda onları görmek iyi hissettiriyor.
Zamanında beni kötü etkileyen bir şey olsa bile, o günleri hatırlayarak şimdiki halime daha iyi adapte oluyorum.

Fotoğrafta bana yollanan anısı büyük bir ayraç da var.
Hiç görmediğim uzaklardan bir dosttan.
Sanırım onu kaybettim.
Varlığını ondan gelen değerli anılarla canlı tutuyorum.


O gün sabahlamışım.
Bu da odamın camından bir görüntü.

İyi haftalar dilerim efendim! 

<a href="http://www.bloglovin.com/blog/5058669/?claim=5wcsjv5deg5">Follow my blog with Bloglovin</a>

9 Ekim 2012 Salı

Amasya'dan Neler Gelmiş Böyle

Bir Tire yazısından önce, geldiğim gibi koştura koştura nöbetçi bloga gidip aldığım, drwilldone'ın benim için yolladığı paketi yazmak istiyorum.

Dün gece benim kaldığım blogu su basmamış olsaydı ve ben onca suyu odalarımızdan çıkarmak için saatlerce uğraşıp, yorgunluktan bitap düşmemiş olsaydım, bu yazı daha erken gelecekti. Bu durumdan dolayı üzgünüm.

Ben drwilldone'ın blogunda bir ataç görmüştüm ve çok hoşuma gitmişti. Benim için bir tane ayırdığını söyledi, ama gelin görün ki ataçla birlikte neler neler yollayıp beni mutlu etmiş o :)


Kutuyu açtığımda öyle güzelce, özenle paketlenmiş hediyelerimi gördüm.


Gönderdiği not defterlerini çok sevdim! Ortadakinin sayfalarının toz pembeliği ayrı bir güzel tabi.
Tam bir not defteri canavarıymışım gibi hissediyorum kendimi ben.


Ve benim bulamadığımı bilip, onu hatırlayıp bu güzel deco bantları yollamış bana.
Nasıl sevindim bunları görünce!
Blogunda da o bir kutuyu kaplayıp bana fikir vermiş oldu.


Bir de kitap yollayıp beni benden alan bir insan kendisi. Agatha Christie'yi tabi ki ben de çok severim ama bu kitabını okumamıştım. İçinde çok güzel bir notla birlikte kanlı canlı olarak okuma listemde olacak şimdi.



Veee binimum kırtasiye malzemeleri görüyorsunuz.
Bulut şeklinde postit ve diğerlerini ayrı ayrı çok sevdim.
Kalemim de kocaman bak :)

Tabi Hello Kitty'li ataç benim onda görüp beğendiğim ve asıl yollayacağı şeydi.
Ama o bir ataçla kalmamış, bu gördüğünüz güzel şeylerin hepsini benim için paketleyip yollamış.
Sana tekrar çok ama çok teşekkür ediyorum! O yol yorgunluğunun ardından, düşüncelerin ve yolladıklarınla beni o kadar çok mutlu ettin!

drwilldone'ın blogu için buraya bir tık.

3 Ekim 2012 Çarşamba

D&R, Kırtasiye Ve ..

Benim kaldığım yer ikea'ya en yakın yerdir. Sık sık gideriz bu sebepten. Geçtiğimiz salı ikea kahvaltılarımızdan birini yaptık biz yine. Çıkışta Forum Bornova'ya göz attık tabi, önce Kipa'dan bunu kaptım.



Winnie'li pek bir şeyim yoktur benim genelde Piglet tutkunuyumdur ama bu kalem kutusu çok hoşuma gitmişti. Geçen yıl da vardı orada ama alamamıştım, şimdiye kısmetmiş.


D&R'a da sadece girip dolanalım diye gittik ama, böyle bir şey imkansız heralde. Yani ufak bir silgi, kalem bile olsa alıp çıkarım kendimi tutamayıp. Bu sefer de bakteri Patrickli not defteri aldım. Kitap okurken kendisi yeni yoldaşım olacak.


Bu da, arkadaşımın bana hediyesi oldu yine D&R'dan.
Gördüğümde bayılmıştım geri bırakıp kitaplara dalmışım, sonra bir ara çaktırmadan kasaya gidip benim için paketlettirmiş bunu. Hem utandım, hem nasıl mutlu oldum.
Fotoğraf Makinesi görünümlü kalem ve en çok hoşuma giden de üzerine basıldığında şip-şak! bir ses çıkarıp flaş gibi beyaz bir ışık çakıyor :)
Bütün gün elimde oynayıp durdum ama bozmadan bırakmam gerek tabi. Kalemliğimde yanımda taşıyorum şimdi bakışıp yazışıyoruz arada.

Ve Önemli Dip Not; İstanbullular, Beyoğlu Sahaf Festivali'ne benim için de gidin lütfen! Geçen yıl gitmiştim ama bu yıl kaçırıyorum malesef. Harika geçiyordur yine eminim. Çok üzgünüm bu durumdan dolayı. 14 Ekime kadar sürecek festival. 
Siz gidin, bol bol da fotoğraf çekin göreyim ben de olur mu?

11 Eylül 2012 Salı

Kırtasiye Varmış Dediler

Benim kafamı dağıtmanın en iyi yolu, defter kitap kalem almak. Dışarı çıktığımda, son zamanlarda hiç elim boş dönmüyorum bu yüzden.

Annem, ben eve gelmeden önce buralardaki iki markete kırtasiye gereçlerinin geldiğini söylemişti, uğra da bak diye haber verdi. Aslında o alacakmış ama, bir sürü çeşit var kendin bakıver dedi.
Genelde marketlerle pek işim olmaz da benim, hatta alışverişi hiç sevmediğimden olabildiğince az giderim. Ama bu sefer içerde ne kadar kaldığımı tahmin edersiniz :)


İşte son çıktığımda aldığım ganimetlerim.


Bunlar benim için az oldu aslında. Yani o kadar bakıp edip ancak bunları alabildim.
Londra ve sonbahar temalı bu defteri çok sevdim ve 2 tane aldım.
En altta şeffaf dosya var, bir adet yapıştırıcı, bir tane zımba şeysi, renkli fosforlu kalemler tabi ve kitap okurken altını çizmek için de bu kurşun kalemler.
Oralarda gözleri olan sarı şey ise;


Canavar kalem açacağı!

Evet okullar açılıyor ve ben üniversite 3. sınıfa gidiyor olabilirim, tamam 22 yaşında koskocaman kazık da olabilirim ama, dayanamıyorum.
Hatta koca bir babanne olduğumda bile yapıcam bu alışverişleri işte.

Çok güzel olduklarını kabul edin oralarda. Siz de seviceksiniz biliyorum.
Hadi çekinmeyin söyleyin :)

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Kitap ve Kırtasiye Alışverişi

Bugün ablamda rutin Beşiktaş turumuzu gerçekleştirdik.
 Her zamanki gibi Alkım Kitabevi'ne uğrayıp aklımda kalanları bir bir topladım tabi ablamla önceden sözleştik, kitapçıya girdiğimizde mırın kırın etmeden benimle saatlerce bakınmayı göze alarak geldi :)
Kim bilir ne kadar takıldık orada hiçbir fikrim yok, harikaydı.


Haruki Murakami sevdalısı olmam tamamen Sergül Abla'mın suçu.
Ona deli gibi teşekkürlerimi iletiyorum burdan beni onunla tanıştırdığı için, bunu hemen her Murakami yazımda yazmaktan bıkmayacağım :)
Bu yeni çıkan kitabında öyle içim kalmıştı ki, diğerlerini okumadan alacaktım neredeyse ama sabır edebildim.
Bağımlısı olduktan sonra, İstanbul'a ilk gelişimde direk buna gitti elim.

Murakami'nin okuduğum diğer kitapları olan İmkansızın Şarkısı için buraya,
Sahilde Kafka için de buraya tık tık.


Vee Edgar Allan Poe manyaklığımın tamamlayıcısı.
Kocaman hikaye kitabıma uzun süredir kavuşmuşken, şiir kitabım elimde yoktu.
Alkım'da da son iki tane kalmışken artık almanın vaktiydi, her gittiğinde birkaç şiir okumakla olmazdı tabi.


Aldous Huxley'in Algı Kapıları'nı okuyup yazısını burada yazmıştım.
Cesur Yeni Dünya'yı bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım, çok araştırmama rağmen almamışım.
Bu eksikliği de tamamlamış oldum.


Mephisto'ya uğrayıp alt üst ettim biraz.
Barunson  defterlerine kafayı takmış durumdayım son zamanlarda.
Daha önce ilk defa aldığım Polar Bear defterini çok beğenmiştim ve çok kullanışlı çıktı.
Nedense ürünlerine de bir tek Mephisto'da denk geliyorum, o yüzden bulmuşken bir defter daha aldım.

Üzerindeki yazının çevirisini Fransızca bilen biri çıkarsa rica edebilir miyim?
Google translate pek ikna edici olmadı da.


Bu da aslında minicik bir not defteri.
Jim Morisson'ı gördüğümde orada öylece bırakamadım, hayran hayran bakıyorum saatlerdir.


Bugünün bir diğer ufak not deferi de bu.
Yollara, özellikle tren yollarına bir hayranlığım olduğunu biliyorsunuz, belli de oluyor zaten :)
Bunu aldım ama sonradan fark ettim.
En made diye bir üretim, ben ilk defa duydum.
Engellilerin üretimdeki yerini kalkındırmak için bir projeymiş, eğer orada fark etseydim birkaç tane daha alırdım.
Çok güzel çeşit çeşit ufacık yol temalı not defterleri var.

Mephisto'ya uğrarsanız bir bakın derim, fakat muhtemelen bulamazsınız o yüzden sormanız gerecek.
Çünkü mağazanın o kadar derinliklerine koyulmuş ki birilerinin fark etmesi neredeyse imkansız.
Bu duruma sinirlendim aslında, eğer destek verilicekse bu doğru düzgün olmalı.
Kuytu köşelerde tutarak bir projeye ne kadar destek verilebilir ki?

Bugünün moral sebebi oldu bütün bunlar. Şimdi onları İzmir'e götürüp dilediğim kadar okumak, kullanmak kaldı.

*Dipnot: Alkım Kitabevi'nde kredi kartsız, taksitli alışveriş yapabiliyorsunuz. Bunu da paylaşmak istedim, şahsen kredi kartsız bir öğrenci olarak bana bu konuda çok yararı oldu.

13 Şubat 2012 Pazartesi

Bugünlerde ..

Bütün tatil boyunca evden dışarı sadece nefes almak için birkaç gün çıktım . Onun dışında hep evdeydim.


Hafta içinde olan babaannemin vefatından sonra, evin içinde herkesin üzüntüsü suratlarından okunuyordu bu aralar. Ölüm sessizliği dedikleri bu olsa gerek. Uzun zamandır hasta olduğunu bilerek böyle bir şeyi bekliyorduk ama, öyle olmuyormuş işte. Her gece babamın kıpkırmızı olan gözlerine bakmak hiç de kolay değildi aslında. 
Ölüm soğuk derler. Onun için de öyle midir ? Bir şey hissetmiş midir ? Bilemiyorum.


Olanlardan sonra, bugün tek başıma çıktım dışarı. Patlayıncaya kadar kırtasiye dolaştım. Kulağımda kulaklığım, saatlerce baktım, inceledim. İhtiyacım olan bir kaç bir şey gözüme çarptı, onları aldım.


Artık birbirine karışmış notlarımı tutması için dosyalık şarttı, üç tanesi onlardan. 
Oda arkadaşım da benim gibi ikinci öğretim, yani geceleri geç yatarız ama onun bazen erken yattığı da oluyor. Bu yüzden minik bir kitap okuma lambası da gerekliydi.
Kırmızı kalemliğimi geçen hafta aldım aslında, sadeliği güzel.
Renkli Stabilo kalemler çerezlerim. Onların yanında, Faber Castell Multimark'ı çok kullanırım. Bir tane M uçlu yedekledim. Onun altındakiyse PILOT'un V-Sign Pen'i. Bu sefer koyu bir pembe. Etiketler de çerezliklerden.

Barunson Polar Bear defter ..
Sevgili deeptone'un söylediği Morning Glory markası vardı aklımda. Ona bugün bakındım ama denk gelemedim buralarda 
Barunson da onun gibi Kore'den olan Morning Glory'nin bir rakibiymiş. Bir çok çeşidi vardı Mephisto'da. Söylendiği gibi gözü yormayan bir tonda sayfaları.

Kendimi ancak böyle mutlu edebildim şu sıralar. Bloguma yazmak iyi hissettiriyor.
Hayat da bir şekilde devam ediyor işte ..

Yarın gece uzun bir yolculuk var. Bu bana iyi gelicek en güzel şey belki de ..

11 Şubat 2012 Cumartesi

Soru - Cevap Mim'i

Şu sıralar mimler birikti.. Önce, soru cevap şeklinde olmasından dolayı biraz daha kolay olan bu mim'i cevaplıyorum :)
Sevgili Nerwen tarafından mimlenmişim .. Sorularını keyifle cevaplıyorum ben de :)



1. Ölmeden görmeyi istediğin bir ülke var mı? Neden orası? 

- Tam adamına sorulmuş bir soru aslında. Kafamda ve hayalimde, İskoçya vardır hep. Bilmiyorum ama, bana en fazla huzur vereceğine inandığım yer orası.

2. Kış mı? Yaz mı?

- Karı sevmeme rağmen, ben yaz çocuğuyum. Açık güneşli havaları, iç karartıcı yağmurlu karlı kışlı günlere bin kat daha fazla tercih ederim.

3. Hiç saçının tamamını boyattın mı? Pişman mısın? 


- Her ikisine de evet. Liseden mezun olduğumda bir hevesle turuncu yapmıştım. Daha sonra kendi saç rengime (açık kumral) dönemedim , sarıyla devam etmek durumunda kaldım. Seviyorum ama, boyatmamış olmak isterdim.

4. Blog'umda en çok ne tarz konular görmek isterdin?

- Kitap, müzik, kırtasiye, yol vs. ile ilgili yazıları okumaktan çok keyif alırım :)

5. Yaptığın en çılgınca şey neydi? 


- Malesef bir anda aklıma gelecek kadar bir çılgınlık yapmamışım.

6. En sevdiğin tatlı nedir?

- Künefe ! bayılırım.

7. Hiç bıkmadan kullanabileceğin oje rengi?

- Sanırım bunun cevabı, lacivert.

8. Hayvanları sever misin? Evde beslemeyi istedin mi hiç?

- Hayvanları çok severim. Bir kedi beslemek isterdim açıkçası, şu an mümkün olmadığından ilerisi için böyle bir şey var kafamda. Geçen yıla kadar bir kaplumbağım vardı ve öldü. Öldüklerinde çok üzüldüğüm için, öyle çok sayıda hayvan beslemedim.

9. Düzenli olarak takip ettiğin bir dergi var mı? Varsa hangisi?

- Düzenli takip ettiğim hiçbir dergi yok.

10. Sence Türkiye'de en yaşanılası şehir neresi? Neden? 


- İzmir. Buraya gelmeden önce de öyle düşünüyordum, geldikten sonra kesinleşmiş bir durum oldu. Şimdiye kadar İstanbul'da yaşamış ve 2 yıldır İzmir'de yaşamakta olan biri olarak söylüyorum ki, İzmir her yönden tamamen bir huzur şehri.

11. İnsanların sende gördüğü, dile getirdiği en iyi ve en kötü özelliğin nedir? 


- Bu tarz soruları cevaplamayı pek beceremem ama, iyi bir dinleyici olduğum söylenir. İyi olarak aklıma bu geldi. En kötüsü de çok sevmek. Uzaktan bakınca bir problem değilmiş gibi duruyor ama, birini ya çok fazla severim, ya da hiç sevmem. Bunun ortasını bir türlü tutturamıyorum.

Bir çok kişi mimlendiğinden kimler kaldı bilemiyorum. Eğer isterseler aynı sorularla The Merika, okuyan, bez-cadıları, Lunarita, Deeptone, _Zemheri_, Lady Jane, Aklımdan Bir Kare 'yi mimliyorum :)

6 Şubat 2012 Pazartesi

Kırtasiye / Defterler

Aldığım ufak tefek kırtasiye ürünlerini yayınlarken, önderliğini Serrose 'un yaptığını memnuniyetle belirtmek isterim. İçimizdeki kırtasiye canavarını buraya da yansıtıyoruz biz böyle :)


Şu sıralar ihtiyacım olduğundan defter almam gerekliydi. Tam istediğim gibi olanlarını bulabildim
Daha düşük fiyatlarıyla, Moleskine'in bir bakıma yerini tutabiliyorlar.


Biri Le Color'dan. Old İstanbul serisi olarak 4 çeşit bulunmakta. Ben baya bir kararsız kalsam da bunu beğenip aldım. 
Le Color'un diğer model defterleri için buraya tık tık . Crazy çeşitlerinde de gözüm kalmadı desem yalan olur :)


Diğeri ise Scrikss firmasına ait Notelook. Çeşitleri arasından, turkuaz ve üzerindeki Jazz açısından hoşuma giden bu oldu. Ama daha Dreamers'ı, Avustralya pul temalı, Flying Fish olanı, yani gözümün kaldığı birkaç tane daha çeşiti var. Onlar için de buraya :)


Geçtiğimiz dönem baya bir tembellik ettiğimden, bu dönem için bir çalışma düzeni yaratacağım kendime, bir sürü kırtasiye ürünüyle moral buluyorum böyle .. Old İstanbul kelime defterim olucak, diğeri için şimdilik aklımda bir şey yok ama mutlaka bulurum tabi :)