dnr etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dnr etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2012 Perşembe

Küçük Kara Balık Sevinci

Bu sabah rutin ikea kahvaltılarımızdan yaptık eski oda arkadaşımla. Ikea benim kaldığım yerin hemen yanında, yani gözümüzü açar açmaz orada buluyoruz kendimizi. Hem bu yüzden hem de;


Şöyle bir kahvaltı servisi bize sadece yaklaşık 3,5 liraya mal oluyor. 11'e kadar da sürüyor. Bir öğrenci için velinimet tabi :)
Bir de böyle grup halinde teyzeler istila ediyor yemek salonunu, artık günleri ucuz olsun diye kahvaltıya mı çeviriyorlar bilemiyorum. O bildiğiniz yuvarlak masalara kurulup baya kakara kikiri, sabah sabah öyle bir enerji yani.

Buradan çıkınca arkadaşımla bir anlaşma yaptık. Ben onunla nefret ettiğim mağaza turu yapacaktım ama sadece 3 tane, o da benimle benim istediğim kadar D&R'da takılacaktı. Hatta girdikten sonra beni unutup, içerde de tırım tırım aramayacaktı. Kabul etti. 


Ve ben çocuk bölümüne yönelip, eski dostuma kavuştum. Hemen ardındansa uzun zamandır dvd sini aradığım Man On Wire'ı bulup bağrıma bastım. Ve d&r da tam olarak 1 saat 58 dakika kaldık.

Küçük Kara Balık! O bugün benim sevincim oldu. Bir kez Forum'da, bir kez de devletler hukuku dersinde okuyup bitirdim. Doyamadım yine de, hatırlamadığım özlediğim o kadar çok yeri varmış ki. Daha sonra altını çizdiğim birkaç söz için ayrı bir post yapacağım ona.

Man On Wire'ın bendeki değerini ise, yine apayrı bir postta dile getireceğim belki bir gün. Bilmiyorum. Sadece;

"Ben 2008 yılında bir film izledim ve o filmde öyle bir adam tanıdım ki, peşinden koştuğum ve koşacağım ne varsa gani gani ona borçluyumdur." Öyle.

Bir gün seninle tanışacağım Sevgili Philippe, mutlaka.


Burada da bir Küçük Kara Balık mutlusu insan görüyorsunuz. Milkşeyki bile var. 
Şimdi ben 3.kez okuyup hasretimi tam olarak gidermeye doğru yol alıyorum.

3 Ekim 2012 Çarşamba

D&R, Kırtasiye Ve ..

Benim kaldığım yer ikea'ya en yakın yerdir. Sık sık gideriz bu sebepten. Geçtiğimiz salı ikea kahvaltılarımızdan birini yaptık biz yine. Çıkışta Forum Bornova'ya göz attık tabi, önce Kipa'dan bunu kaptım.



Winnie'li pek bir şeyim yoktur benim genelde Piglet tutkunuyumdur ama bu kalem kutusu çok hoşuma gitmişti. Geçen yıl da vardı orada ama alamamıştım, şimdiye kısmetmiş.


D&R'a da sadece girip dolanalım diye gittik ama, böyle bir şey imkansız heralde. Yani ufak bir silgi, kalem bile olsa alıp çıkarım kendimi tutamayıp. Bu sefer de bakteri Patrickli not defteri aldım. Kitap okurken kendisi yeni yoldaşım olacak.


Bu da, arkadaşımın bana hediyesi oldu yine D&R'dan.
Gördüğümde bayılmıştım geri bırakıp kitaplara dalmışım, sonra bir ara çaktırmadan kasaya gidip benim için paketlettirmiş bunu. Hem utandım, hem nasıl mutlu oldum.
Fotoğraf Makinesi görünümlü kalem ve en çok hoşuma giden de üzerine basıldığında şip-şak! bir ses çıkarıp flaş gibi beyaz bir ışık çakıyor :)
Bütün gün elimde oynayıp durdum ama bozmadan bırakmam gerek tabi. Kalemliğimde yanımda taşıyorum şimdi bakışıp yazışıyoruz arada.

Ve Önemli Dip Not; İstanbullular, Beyoğlu Sahaf Festivali'ne benim için de gidin lütfen! Geçen yıl gitmiştim ama bu yıl kaçırıyorum malesef. Harika geçiyordur yine eminim. Çok üzgünüm bu durumdan dolayı. 14 Ekime kadar sürecek festival. 
Siz gidin, bol bol da fotoğraf çekin göreyim ben de olur mu?

27 Temmuz 2012 Cuma

Dün Doğmuşum Ben!

Evet, 26 Temmuz sabah onbir buçuk sularında geldim herhalde ben dünyaya.
Aslında öyle belirli günlere önem vermem ama, doğum günleri özeldir.

Gece 12'den sonra, annenin organizasyonunda gelen pastamız bile vardı.
Hatun taa İstanbullardan yetişti buralara tabi
Böylelikle fakir bir öğrenci evi doğum günü sofrası yaratmış olduk :)


Sevgili ev arkadaşlarının yapacağı sürprizleri tek tek bozduğumdan moraller de bozuldu biraz .
Koskoca Bornova'da bana aldıkları posteri eve götürürken göresim gelmiş onları ne yapayım yani :)
Posterin içeriği sürpriz oldu ama tabi, hayran oldum resmen.
 Bakınız güzelliğine.
Singin' in the Rain sevdama yönelik :)


Bir başka yakaladığım hediye var sırada.
Aldığımız dvd yi ararken Duygu'nun çantasından da o çıktı ne yapayım ben şimdi?
Tim Burton'ın karakterlerine benzemesini seveyim onun.
Forest Ghost diye geçiyor zaten.


Paketinin arkasında yazan da;
"Your Forest Ghost Guardian will bring you good luck"
Harika.

Şimdiyse enişteden gelen hediyeye geçiyoruz.
Bu kargodan haberim yoktu bu sefer gerçekten, bunu yakalayamadım :)
Fenerbahçe sevgisi. Nasıl mutlu oldum.


Ve şimdi;
Benim aylardır almayı istediğim fakat bütçemin el vermediği bir isteğim vardı.
Baktığım birkaç yerde baskısı kalmadığından ve basımı da artık yapılmadığından artık umutsuzdum açıkçası.
Her yerde bu isteğimi dile getirdiğimden artık bıkmışlardı benden.
Ama benim güzel ablam ne yapmış etmiş, internetten siparişini vermiş.


Dnr'ın müthiş paketiyle birlikte gelince iyice heyecanlandım.
Ve içinden çıkan güzellik;


Evet sonunda Otostopçu'ya kavuştum!
Bende bu kitapla ilgili güzel bir anı olsun isterdim ama malesef ki öyle değil.
O yüzden uzun zamandır aklımdan çıkarmıştım.
Ama ne kitapların, ne de şarkıların olan şeylerde hiçbir suçu yok!
Onları çıkarıp bir kenara atmak yapabileceğimiz en büyük aptallık olur.
Bu yüzden Otostop'çu candır ve benim tarafımdan okunmayı bekler artık, hem de ellerimdeyken.

Dünyanın en güzel ev arkadaşlarıyla, harika bir doğum günü geçirdim ben dün.
Ailem, arkadaşlarım uzaklardan bile olsa yalnız olmadığımı hissettiriyorlar bana, bundan güzel şey mi var?
Evet her doğum günümde ağlamayı bir seremoni haline getirdiğimden bu sefer de öyle oldu ama, hiç de kötü değildi bu zırlama :)

Sahilde Kafka sonlandı, onun bir yazısı gelecek.
Ve şimdi Otostopçu'ya başlama zamanı!