aldous huxley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aldous huxley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Kitap ve Kırtasiye Alışverişi

Bugün ablamda rutin Beşiktaş turumuzu gerçekleştirdik.
 Her zamanki gibi Alkım Kitabevi'ne uğrayıp aklımda kalanları bir bir topladım tabi ablamla önceden sözleştik, kitapçıya girdiğimizde mırın kırın etmeden benimle saatlerce bakınmayı göze alarak geldi :)
Kim bilir ne kadar takıldık orada hiçbir fikrim yok, harikaydı.


Haruki Murakami sevdalısı olmam tamamen Sergül Abla'mın suçu.
Ona deli gibi teşekkürlerimi iletiyorum burdan beni onunla tanıştırdığı için, bunu hemen her Murakami yazımda yazmaktan bıkmayacağım :)
Bu yeni çıkan kitabında öyle içim kalmıştı ki, diğerlerini okumadan alacaktım neredeyse ama sabır edebildim.
Bağımlısı olduktan sonra, İstanbul'a ilk gelişimde direk buna gitti elim.

Murakami'nin okuduğum diğer kitapları olan İmkansızın Şarkısı için buraya,
Sahilde Kafka için de buraya tık tık.


Vee Edgar Allan Poe manyaklığımın tamamlayıcısı.
Kocaman hikaye kitabıma uzun süredir kavuşmuşken, şiir kitabım elimde yoktu.
Alkım'da da son iki tane kalmışken artık almanın vaktiydi, her gittiğinde birkaç şiir okumakla olmazdı tabi.


Aldous Huxley'in Algı Kapıları'nı okuyup yazısını burada yazmıştım.
Cesur Yeni Dünya'yı bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım, çok araştırmama rağmen almamışım.
Bu eksikliği de tamamlamış oldum.


Mephisto'ya uğrayıp alt üst ettim biraz.
Barunson  defterlerine kafayı takmış durumdayım son zamanlarda.
Daha önce ilk defa aldığım Polar Bear defterini çok beğenmiştim ve çok kullanışlı çıktı.
Nedense ürünlerine de bir tek Mephisto'da denk geliyorum, o yüzden bulmuşken bir defter daha aldım.

Üzerindeki yazının çevirisini Fransızca bilen biri çıkarsa rica edebilir miyim?
Google translate pek ikna edici olmadı da.


Bu da aslında minicik bir not defteri.
Jim Morisson'ı gördüğümde orada öylece bırakamadım, hayran hayran bakıyorum saatlerdir.


Bugünün bir diğer ufak not deferi de bu.
Yollara, özellikle tren yollarına bir hayranlığım olduğunu biliyorsunuz, belli de oluyor zaten :)
Bunu aldım ama sonradan fark ettim.
En made diye bir üretim, ben ilk defa duydum.
Engellilerin üretimdeki yerini kalkındırmak için bir projeymiş, eğer orada fark etseydim birkaç tane daha alırdım.
Çok güzel çeşit çeşit ufacık yol temalı not defterleri var.

Mephisto'ya uğrarsanız bir bakın derim, fakat muhtemelen bulamazsınız o yüzden sormanız gerecek.
Çünkü mağazanın o kadar derinliklerine koyulmuş ki birilerinin fark etmesi neredeyse imkansız.
Bu duruma sinirlendim aslında, eğer destek verilicekse bu doğru düzgün olmalı.
Kuytu köşelerde tutarak bir projeye ne kadar destek verilebilir ki?

Bugünün moral sebebi oldu bütün bunlar. Şimdi onları İzmir'e götürüp dilediğim kadar okumak, kullanmak kaldı.

*Dipnot: Alkım Kitabevi'nde kredi kartsız, taksitli alışveriş yapabiliyorsunuz. Bunu da paylaşmak istedim, şahsen kredi kartsız bir öğrenci olarak bana bu konuda çok yararı oldu.

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Algı Kapıları, açılsın!


Aldous Huxley, Cesur Yeni Dünya ile tanıdığım bir yazardır tabi ki
Her ne kadar o kitabını daha okuyamasam da.
Bu öneri Hero'dan gelmişti aslında
Ama tabi durum değişik olduğundan ellerimden uçup gidecek bu kitap, o konuya girmemeliyim :)

İlk bölümü Meskalin'i deneyerek onu yazmasından bahsediyor
O sırada yaşadıkları hissettikleri, bir şizofren hastasının zihinsel düşünceleri gibi aslında.
Onların yaşadıklarını anlayabilmek adına, kusursuz anlatıyor
Normalde kitap konusundan bahsetmeyi sevmiyorum ama, "algı" denilen şeye bakış açısı beni büyüledi, yazmadan edemedim.

Daha sonrasında Cennet ve Cehennem kısmı geliyor
Kültürel ve genelde ressamlarla ilgili oluduğundan direk dikkat çekti tabi
Ama,
Adamın Algı'ya bakışı, tarif edilemez o yüzden müthiş derecede etkilendim ilk kısımdan.
Belki çoğu insan sıkılır ama böyle bir "durum" diyeyim artık yani, çok ilgi çekici.


Yıllar yılı önce, bir üniversite arkadaşımla birlikte aldığım bir kartı, bu kitabın ayracı olarak kullanasım geldi
Böyle kitap kadar bir kedi kendisi.
Yanımda İzmir'e gelecek benimle sanırım, anılarımı canlandırdı  çünkü kitaplığımda gördüğümde.

Bir kitap yazısından daha bu kadar efendim

29 Haziran 2012 Cuma

Durduramıyorum!


Ontheroad: Sergül ablaa, bana aklına gelen ilk Murakami kitabını söyler misin?
Serrose: Sahilde Kafka!
Ontheroad: Tam istediğim cevap!

Ve bu konuşmadan sonra kaçınılmaz son.
Yanına Otostopçunun Galaksi Rehberi de gelecekti ama, o koskocaman baskısı bitmiş 
Zaten tam ben almak istediğimde bütün kitaplar çekiliyor piyasadan
Nalet bir insan mıyım neyim.
Şimdi internetten almak durumunda kalacağım


Diğer evlatlar bunlar, gerçekten evlatlar ama.
Chuck'ın Tekinsiz'i ve yanında da adını ısrarla aklımda tutamadığım Algı Kapıları
Bunları alış hikayesi, güzel öyle.

Kendimi durduramıyorum işte. Çıldırmışçasına kitap alıyorum.
Ama buna rağmen kendimi engellemicem
Kitap okumak kadar, alması da zevkli be.
Durmalıyım artık biliyorum ama,
Alıcam ya.