Bugün ablamda rutin Beşiktaş turumuzu gerçekleştirdik.
Her zamanki gibi Alkım Kitabevi'ne uğrayıp aklımda kalanları bir bir topladım tabi ablamla önceden sözleştik, kitapçıya girdiğimizde mırın kırın etmeden benimle saatlerce bakınmayı göze alarak geldi :)
Kim bilir ne kadar takıldık orada hiçbir fikrim yok, harikaydı.
Haruki Murakami sevdalısı olmam tamamen Sergül Abla'mın suçu.
Ona deli gibi teşekkürlerimi iletiyorum burdan beni onunla tanıştırdığı için, bunu hemen her Murakami yazımda yazmaktan bıkmayacağım :)
Bu yeni çıkan kitabında öyle içim kalmıştı ki, diğerlerini okumadan alacaktım neredeyse ama sabır edebildim.
Bağımlısı olduktan sonra, İstanbul'a ilk gelişimde direk buna gitti elim.
Murakami'nin okuduğum diğer kitapları olan İmkansızın Şarkısı için buraya,
Sahilde Kafka için de buraya tık tık.
Vee Edgar Allan Poe manyaklığımın tamamlayıcısı.
Kocaman hikaye kitabıma uzun süredir kavuşmuşken, şiir kitabım elimde yoktu.
Alkım'da da son iki tane kalmışken artık almanın vaktiydi, her gittiğinde birkaç şiir okumakla olmazdı tabi.
Aldous Huxley'in Algı Kapıları'nı okuyup yazısını burada yazmıştım.
Cesur Yeni Dünya'yı bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım, çok araştırmama rağmen almamışım.
Bu eksikliği de tamamlamış oldum.
Mephisto'ya uğrayıp alt üst ettim biraz.
Barunson defterlerine kafayı takmış durumdayım son zamanlarda.
Daha önce ilk defa aldığım Polar Bear defterini çok beğenmiştim ve çok kullanışlı çıktı.
Nedense ürünlerine de bir tek Mephisto'da denk geliyorum, o yüzden bulmuşken bir defter daha aldım.
Üzerindeki yazının çevirisini Fransızca bilen biri çıkarsa rica edebilir miyim?
Google translate pek ikna edici olmadı da.
Bu da aslında minicik bir not defteri.
Jim Morisson'ı gördüğümde orada öylece bırakamadım, hayran hayran bakıyorum saatlerdir.
Bugünün bir diğer ufak not deferi de bu.
Yollara, özellikle tren yollarına bir hayranlığım olduğunu biliyorsunuz, belli de oluyor zaten :)
Bunu aldım ama sonradan fark ettim.
En made diye bir üretim, ben ilk defa duydum.
Engellilerin üretimdeki yerini kalkındırmak için bir projeymiş, eğer orada fark etseydim birkaç tane daha alırdım.
Çok güzel çeşit çeşit ufacık yol temalı not defterleri var.
Mephisto'ya uğrarsanız bir bakın derim, fakat muhtemelen bulamazsınız o yüzden sormanız gerecek.
Çünkü mağazanın o kadar derinliklerine koyulmuş ki birilerinin fark etmesi neredeyse imkansız.
Bu duruma sinirlendim aslında, eğer destek verilicekse bu doğru düzgün olmalı.
Kuytu köşelerde tutarak bir projeye ne kadar destek verilebilir ki?
Bugünün moral sebebi oldu bütün bunlar. Şimdi onları İzmir'e götürüp dilediğim kadar okumak, kullanmak kaldı.
*Dipnot: Alkım Kitabevi'nde kredi kartsız, taksitli alışveriş yapabiliyorsunuz. Bunu da paylaşmak istedim, şahsen kredi kartsız bir öğrenci olarak bana bu konuda çok yararı oldu.


