Sahilde Kafka'yı bitireli birkaç gün oluyor, yazısı da beklemedeydi
Daha önce Murakami'ye başlangıç olarak İmkansızın Şarkısı'nı okumuştum. Onun yazısı da burada.
Ve başlangıç kitabı olarak ikisinin arasında bir karar vermek gerekirse, kesinlikle Sahilde Kafka derdim.
Araya sınavlarım girmiş olmasına rağmen, bırakmak istemedim çoğu zaman
Okurken keyif aldığım, ayrıntıların ilk defa uzamasını istediğim nadir bir kitap oldu Sahillde Kafka.
Birçok satırın altını çizdim, birçok sayfayı tekrar okudum
Sindirerek.
Karakterler kitap bitene kadar etrafımda dolaşıyordu sanki
Bu adam insanda öyle bir etki bırakıyor, artık buna eminim.
İmkansızın Şarkısı'nda da aynı şeyi yaşamıştım.
Kitap bitip de son cümlesini okuyana dek bütün karakterler okuduğum ortamdaydı.
Murakami bende de bir sevda halini aldı bile.
Sadece diğer kitabında olduğu gibi sonlarıyla ilgili bir sıkıntım var benim.
Yani kapağı kapattığımda aklımda bir yığın soru kalıyor.
Böyle durumlarda da Murakami'ye telefon açıp, ee sen ne yaptın? diyesim geliyor
Eğer okuyucunun hayal gücüne bırakılıyorsa, ben öyle şeyleri beceremem. Net olsun işte.
Söylemeden geçmeyeyim ama, şu kapak tasarımları 2 oldu, beni benden alıyor.
Kafka Tamura, seni zor unutacağım galiba.
Şimdi önümde uzun bir Otostopçu macerası var.
* Fotoğraf da, İstanbul-İzmir arası yolculuktan. İmkan kısıtlı olduğundan bir yenisini çekemedim.






