sahilde kafka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sahilde kafka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Sahilde Kafka / Haruki Murakami


Sahilde Kafka'yı bitireli birkaç gün oluyor, yazısı da beklemedeydi
Daha önce Murakami'ye başlangıç olarak İmkansızın Şarkısı'nı okumuştum. Onun yazısı da burada.
Ve başlangıç kitabı olarak ikisinin arasında bir karar vermek gerekirse, kesinlikle Sahilde Kafka derdim.
Araya sınavlarım girmiş olmasına rağmen, bırakmak istemedim çoğu zaman
Okurken keyif aldığım, ayrıntıların ilk defa uzamasını istediğim nadir bir kitap oldu Sahillde Kafka.
Birçok satırın altını çizdim, birçok sayfayı tekrar okudum
Sindirerek.
Karakterler kitap bitene kadar etrafımda dolaşıyordu sanki
Bu adam insanda öyle bir etki bırakıyor, artık buna eminim.
İmkansızın Şarkısı'nda da aynı şeyi yaşamıştım.
Kitap bitip de son cümlesini okuyana dek bütün karakterler okuduğum ortamdaydı.
Murakami bende de bir sevda halini aldı bile.

Sadece diğer kitabında olduğu gibi sonlarıyla ilgili bir sıkıntım var benim.
Yani kapağı kapattığımda aklımda bir yığın soru kalıyor.
Böyle durumlarda da Murakami'ye telefon açıp, ee sen ne yaptın? diyesim geliyor
Eğer okuyucunun hayal gücüne bırakılıyorsa, ben öyle şeyleri beceremem. Net olsun işte.

Söylemeden geçmeyeyim ama, şu kapak tasarımları 2 oldu, beni benden alıyor.

Kafka Tamura, seni zor unutacağım galiba.

Şimdi önümde uzun bir Otostopçu macerası var.

* Fotoğraf da, İstanbul-İzmir arası yolculuktan. İmkan kısıtlı olduğundan bir yenisini çekemedim.

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Ne yapıyor bu kız?

Kızlarla evi birkaç günlüğüne yalnız bıraktığımızı yazmıştım dün.
Ben şu an tam olarak neredeyim derseniz,
Ananemin kardeşinin kızında bulunmaktayım. 
Ama o da sıcaktan bunalıp hafta sonu için kendi kızıyla tatile gittiğinden dolayı, onun evinde pek de tanımadığım ama onunla da akraba olduğum söylenen ben yaşlarında iyi bir kızlayım
Kendisi, ananemin kız kardeşinin oğlunun kızıymış
Akraba karmaşasının içindeyim şu an, karıştırmış olabilirim bile.


Ananemin kız kardeşinin oğlunun kızı kursta olduğundan, ben bütün gün evde yalnızdım
Ders çalışılmalıydı tabi.
Ama onun dışında her şeyi yaptım, 
Resimlerle oynadım, müzik dinledim, sonra yine müzik dinledim
Bütün gün müzik dinledim
Masam da sonunda bu haldeydi
Terasta oturuyorum evet püfür püfür olması gerekir ama, yok değil.
Ben de gün batımını izledim


Gün de battığına göre, artık ders çalışabilirim, belki
Ah bir fotoğraf makinem olsa, ne şaheserler yaratacağım ben bir de ama işte..
Sanırım analog makinelere aşık oldum, ama param yok öğrencilik malum

Umarım herkes çok iyi bir haftasonu tatili geçiriyordur
Zira bu kız, sizin bloglarınızı okuyup iç geçirme derdinde.

13 Temmuz 2012 Cuma

Ebedi Yolcuyum Ben


Çarşamba günü 12 saatlik bir yolculuğun ardından döndüm yuvaya
İzmir ne sıcakmış yahu!
Boğaz köprüsünün azizliğine gelip onca saati çektikten sonra, bir de bu sıcaklık kötü oldu tabi
Çılgınlar gibi özlediğim ev arkadaşlarıyla sabahlara kadar oturup, balkona yayıldık sonunda
Konuşulacak çok şey varmış, ya da anlatacağım mı desem bilemedim
Ama şöyle bir durum var ki, yaşanılan güzel şeyleri anlatmakta kelimeler gerçekten yetmiyormuş
Bu yüzden onlar açısından pek yararlı olamadım sanıyorum
Gözlerimden anladılar belki izaha gerek kalmadı, insan mutlu olduğunda dışarıdan çok mu belli oluyor ki?


Otobüste onca saat bekleyiş yaşarken tabi, Sahilde Kafka'ya başlamanın tam zamanıydı
Tam bir otobüs görüntüsü şu kola, kek, diğer yiyecekler ve kitap.
Bir de kulaklıklar olmalıydı
Benim yolculuklarım böyle geçiyor çünkü
Çok uzun sürmesine rağmen harika bir yolculuk geçirdim
Sonunda İzmir'e varacak olmak var işin ucunda :)

Ev arkadaşlarımdan bir süreliğine ayrılıp akraba evine geldim şimdi.
Bu sıcak havalarda ders çalışacağım bir de
Şans dileyin de, en azından okuduklarımı anlayabileyim.

29 Haziran 2012 Cuma

Durduramıyorum!


Ontheroad: Sergül ablaa, bana aklına gelen ilk Murakami kitabını söyler misin?
Serrose: Sahilde Kafka!
Ontheroad: Tam istediğim cevap!

Ve bu konuşmadan sonra kaçınılmaz son.
Yanına Otostopçunun Galaksi Rehberi de gelecekti ama, o koskocaman baskısı bitmiş 
Zaten tam ben almak istediğimde bütün kitaplar çekiliyor piyasadan
Nalet bir insan mıyım neyim.
Şimdi internetten almak durumunda kalacağım


Diğer evlatlar bunlar, gerçekten evlatlar ama.
Chuck'ın Tekinsiz'i ve yanında da adını ısrarla aklımda tutamadığım Algı Kapıları
Bunları alış hikayesi, güzel öyle.

Kendimi durduramıyorum işte. Çıldırmışçasına kitap alıyorum.
Ama buna rağmen kendimi engellemicem
Kitap okumak kadar, alması da zevkli be.
Durmalıyım artık biliyorum ama,
Alıcam ya.