ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2012 Perşembe

Böyle Hallerdeyiz

Yine vize sezonu açıldığından, köyden ev arkadaşlarının yanına transfer oldum.
Blogu takip edenler bilir, ben köyde yaşıyorum ama çoğu zaman ev arkadaşlarım dediğim hatunlarla kalıyorum.
İşte biz şimdi sınavları bekler, çalışır bir vaziyetteyiz. Bu nedenden dolayı şu sıralar bloga girip yazamıyorum pek, affola.
 
 
Şebnem şu sıralar sanatsal çalışmalar içinde bir de.
Onun odasını, benim ayakkabılarımı ve evin caddeye bakan yüzünü görebilirsiniz.
 
 
Ve bizim dizi aramız, dağınıklığımız.
Şu sıralar bu fotoğraf karelerinden farklı bir durum yaşamıyoruz.
Camdan bak, içeri gir, yemek ye, ders çalış, uyu, çalış vs.
 
Vize haftası malumdur. Üstünüzdeki kıyafetler size yapışır, bütünleşirsiniz. Saçınız da tepeden topludur ya.
İşte biz tam o hallerdeyiz.
 
Bol bol yazın, sınav arasında, sınavlardan sonra yazdıklarınızı okumak ilaç gibi gelecek.
Sınav haftasında olan herkese başarılar!
Ve, bir de bol şans dileyin olur mu?


27 Eylül 2012 Perşembe

Ders Dinliyorduk

Ben göçebe olduğumdan dün 3. bugün 4. sınıfların dersindeydim. Diğer bütün sınıflara nazaran az tanıdığım bir kitleydi ama sıkıntıdan yeterince kaynaştık zaten. Hem geçen yılki ilk oda arkadaşım da oralardandı.



Dersin ortalarına kadar normaldik ama, sonra şu şekli aldık.
Sayın Küçük hocamı çok severim, güleç de bir adamdır ama daha ilk ders olduğundan öylesine genel bilgiler verdiği için biraz dikkatimiz dağıldı. Tamam dağılmadı da aslında, tam anlamıyla sıkıldık. 
Hatta sıkıntıdan Zeynep bir ara telefonla kredi kartı borcunu bile ödedi.
Görüldüğü üzre ben de ufacık not tutmuşum zaten.


Albeni bugün benim kahvaltım oldu. Saat 4'teki derse bile yetişemediğim düşünülürse hak ediyorum tabi böyle geçiştirip aç kalmayı.
Sevgili hocam da Madran şişesinin arkasında kalmış. Çok iyi bir adamdır, gülmese bile gamzeleri görünür inanır mısınız? O yüzden hep aslında gülüyormuş gibi görünür. Sınavlarda bu durum sinir bozucu olabiliyor ama.

Gölge Hırsızı'na da daha yeni başladım. Şimdilik iyi gidiyor diyebilirim. Kısa bir zamana bitirebilirim sanırım.


Dersten koşturarak çıktığımızda açlıktan ölüyorduk.
İşte bir öğrencinin en en en yakın dostu bildiğiniz gibi. Bakmayın çok değişik aslında, sade yapıldı bugün.
Şu durumu da nasıl açıklayabilirim diye düşündüm bir de.
Süzgecimiz olmadığından dolayı makarnayı garip yöntemlerle süzmemiz gerekti biz de böyle tepsiye dökerek çareyi bulduk, başka bir kap da bulamayınca tabi. Çünkü ben sanki bütün köye yapmışım makarnayı, o kadar çoktu ki.
Çareler tükenmiyor işte.

Bir garip sıkıcı gün de böyle geçti.

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Ne yapıyor bu kız?

Kızlarla evi birkaç günlüğüne yalnız bıraktığımızı yazmıştım dün.
Ben şu an tam olarak neredeyim derseniz,
Ananemin kardeşinin kızında bulunmaktayım. 
Ama o da sıcaktan bunalıp hafta sonu için kendi kızıyla tatile gittiğinden dolayı, onun evinde pek de tanımadığım ama onunla da akraba olduğum söylenen ben yaşlarında iyi bir kızlayım
Kendisi, ananemin kız kardeşinin oğlunun kızıymış
Akraba karmaşasının içindeyim şu an, karıştırmış olabilirim bile.


Ananemin kız kardeşinin oğlunun kızı kursta olduğundan, ben bütün gün evde yalnızdım
Ders çalışılmalıydı tabi.
Ama onun dışında her şeyi yaptım, 
Resimlerle oynadım, müzik dinledim, sonra yine müzik dinledim
Bütün gün müzik dinledim
Masam da sonunda bu haldeydi
Terasta oturuyorum evet püfür püfür olması gerekir ama, yok değil.
Ben de gün batımını izledim


Gün de battığına göre, artık ders çalışabilirim, belki
Ah bir fotoğraf makinem olsa, ne şaheserler yaratacağım ben bir de ama işte..
Sanırım analog makinelere aşık oldum, ama param yok öğrencilik malum

Umarım herkes çok iyi bir haftasonu tatili geçiriyordur
Zira bu kız, sizin bloglarınızı okuyup iç geçirme derdinde.

13 Kasım 2011 Pazar

Kafamda Çalanlar #2 / Queen - Save Me

Bugün ders çalışmak için odamdaydım. Çalıştım da.
Tüm gün koridordaki tekerlekli bavulların seslerine ilişti kulağım
Muhtemelen, sadece bugün benim bulunduğum kısımdaki 5 oda sahibi döndü yuvaya, benim oda arkadaşımı da içlerine katarsak.
Çalışma odaları dolu, malum yarın maraton başlıyor
Ben odamda çalışmayı tercih ediyorum, zaten tıpçılar sağolsun bütün masaları sahiplenmiş durumdalar
Karşı bloktaki çoğu kişi de benim kafamda sanırım, masalarına küçük ışıklar almışlar, odanın ışığı neylerine yetmiyor da ikisi birden açık bilmiyorum, daha da mı iyi görüyorlar, yoksa fatura yurda girsin diye mi ?
Notlarımı alıp ranzamın tepesinde kahvemi içerek devam ediyorum


İnternetteki arkadaşlıkların her zaman iyi olmadığını söyleyen zihniyetlere de birşey demek geliyor içimden ama kelimeler yetersiz, zaten bende ifade edemem.


Bu kez Freddie Mercury;

I can't face this life alone
Save me save me save me

I'm far from home

 diyor ..

26 Eylül 2011 Pazartesi

Günün Enstanteleri #1

 Daha ders programım oturmadı, ama ben seyyar öğrenci 1. ve 2. sınıfların dersine giriyorum kafama göre.


  Güzelim gözlüklerimi misafirlik yaptığım Buca'da unuttum.. İçim buruk, neden sorumluluk sahibi bir insan olamıyorum ? Tabi sorumluluk böyle ölçülüyorsa, anne tabiriyle ..


 Yeni yuvam olan köyüme yavaşça yerleştim. 


Ve İzmir'de şimdiye kadar gördüğüm en güzel şey ile yazıyı tamamlıyorum, 1 hafta boyunca her gün önünden geçerken kaybolana dek bakıyorum :)


Mutlu Haftalar Efendimm
:)