Gölge Hırsızı'nı geçtiğimiz aylarda bloglarda çok sık görmüşsünüzdür, malum D&R'ın Can Yayınları kampanyasının bence en iyi kitaplarından biriydi.
Ben de kampanya kitaplarına bakarken elim direk bu kitaba gitmişti.
Konusu çok ilginç gelmişti, adından da anlaşıldığı üzre gölge hırsızı olan bir kahramanımız var.
Ama benim için kitabın en sevdiğim yanı bu fantastik tarafının olması dışında, asıl kişinin hayatına tamamen hakim olabilmeniz. Yani olay sadece genç adamın bu özelliğine odaklanıp gitmiyor, yaşamındaki sorunları, ailesini ve aşkını da anlatıyor.
Hiç uzatılmadan, tam da bitmesi gereken yerde bitti. Olaylar çözüldü ve ben rahat bir nefes aldım. Karar okuyucuya bırakılmadı yani. Artık korkuyorum karşıma öyle bir şeyler çıkacak diye.
Sanırım bu konuda Murakami dışında başka bir yazarı kaldıramam çünkü.
Hem öyle mıç mıç bir aşkla da karşılaşmıyorsunuz. Olabildiğince saf, gerçekten.
Bu kitabı okuduktan sonra Marc Levy'nin diğer kitaplarına da sarmayı düşünüyorum.
Şimdiyse delicesine merak ettiğim Mine Söğüt'ün "Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey" kitabına başladım. Bir sonraki kitap yorumu oradan gelecek.
Küçük Kara Balık'tan sonra tabi :)
D&R'da Can Yayınları kampanyasından aldığım diğer kitaplar için, buraya bir tık.


