köy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
köy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2012 Çarşamba

Günler Bitmesin..

Ne çabuk geçiyor günler gibi klasik bir tavırdayım şu sıralar
Adam akıllı oturup bir şeyler yazamıyorum buraya, dizilerim, kitaplarımsa hep yarım..
Sınavları düşünmekten anı yaşayamıyorum çünkü.
Kazık kadar oldum, hala her dönem kafamı karıştırıcak bir şeyler buluyorum
Bir rahat ol dimi, bir düzgün düşün..



Sessiz bir cafe keşfetmenin verdiği mutlulukla, ders çalışmak için yayıldık bir güzel köşkümsü cafenin bir odasına. Her yer eski püskü şeylerle dolu, ne güzel..
Bu da geldi kucağımıza kıvrıldı bir güzel..
Kalemlerle oynadı, patilerini defterlerde gezdirdi falan .
Kedim olmalı benim, blog çevresine bakınıp her kediyi seviyorum ama odama alamıyorum tabi.
Hepsi benimmiş meğer gibi davranıyorum ben de, mıncıklıyorum hep.


Köyün marketine galiba sırf benim için çocuk çocuk şeyler getiriyorlar.
Kolalı jelibonun üzerine bir oğlan çocuğu koymuşlar, eskiden de var mıydı yahu, hatırlayamadım ki..
Maymun suratsa bir şekerlik.
Kafasını kaldırınca içinden şeker çıkıyor
Her gittiğimde kesişiyorduk, bu sefer aldım ne yapayım..


Ikea'da kahvaltı günümüzdü dün..
Blogda bahsetmiştim, salı günleri bizim katın çılgın temizlikçisinden kaçmak için sabah erkenden kalkıp, odayı terkederiz.. O yazıyı bulduğumda, tehlikeyi okumanız için eklerim  linkini.
Tabi benim bir türlü hazırlanamayan oda arkadaşımı beklemek sorun olmuyor,  böyle sessiz sakin..
Keşke geçen yıl da burada yaşasaymışım diyorum bazen..
Sabah kalkıp camı açtığımda, içime tertemiz havayı çekerken nasıl huzurlu hissediyorum..
Tabi sağ köşedeki bisikletin de benim olmasını dilerdim, ama değil :(
Çünkü hala ikinci el bir şey bulamadım, umarım en kısa zamanda kavuşurum..
Stres içinde yaşarken böyle oyalanıyorum işte

Son olarak, link değişikliğine gittiğimden dolayı yazılarım kumanda panelinize düşmüyor. Düşmesi için izleyicim olmaktan çıkıp, bir kez daha izlemeniz gerekiyor sanırım.
Henüz bundan başka bir çözüm bulamadım. Blogger'ın bu durumda bir çıkar yolu olmaması da gerçekten çok ilginç..

14 Ekim 2011 Cuma

Günün Enstanteneleri #6

Bu kısım dünde de kalsa yazıyorum :) 


Dün benim için müthiş bir gündü. Çok sevdiğim eski yurt arkadaşlarımdan birkaçıyla farklı zamanlarda karşılaştım. Üzerine bir de Duygu ve ev arkadaşı Feza ile görüştük. İnsanların beni gördüklerinde verdikleri tepkilere bayılıyorum :) 
Öyle bir şey ki, ben bazen arkadaşlarıma olan sevgimi yeterince gösteremediğimi düşünüyorum ya da anlatamadığımı  sonra da Candy gibi garip  sevgi pıtırcığı böyle bişey oluyorum, karetsin. Dün de işte bu sevgiyi tarif edemediğimizi farkettik sevgili Hazan'la.


Şimdi günümüze dönelim ;


Artık tamamen alıştım Köy'e . Kendime arkadaş da bulunca ve çok sevdiğim bir insan daha dahil olunca, daha da huzurlu oldu ortam :)
Bütün İdare Hukuk'u dersi boyunca markete uğrayıp ayva almanın hayaliyle yaşadım.Neden bilmiyorum. Bir yerde bakanlar kurulu, bir yerde ayva. Aldım da. 
İlk defa tek başıma alışveriş yaptım, ihtiyaçları aldığımı sanıyordum ama şimdiye kadar markette sadece abur cubur seçmiş biri olarak ne eksik, ne alınır bilemedim doğru düzgün. Elimde yine çikolatalar, kekler 525'e atlayıp köyün yolunu tuttum.
Kek dedim de, benim bir ablam var. Hatunun yemek + kek yapmaktaki marifeti ancak bu kadar olabilir. O da yenir, keki de.
Yine yapacakmış, göreceğiz 


2. devasa kavanoz Şeftali Reçelim bitmek üzere, halim tahmin edilebilir. Bedbahtım.


Akşamları köyün havasını bir ayrı seviyorum, bir de sabahları, mis gibi. 
Kulağımda "talk tonight", tertemiz hava bu ikisi çok uyuşmakta.


TV8 'de "Gülhan'ın Galaksi Rehberi" diye bir program var , yok artık .


Serrose ablacığımı bekledim, göremedim Okan'da, üzüldüm. Ya kaçırdım, ya bir sorun oldu.


Not: Koca pakete 3 tane browni mi koyulur ey eti !.

26 Eylül 2011 Pazartesi

Günün Enstanteleri #1

 Daha ders programım oturmadı, ama ben seyyar öğrenci 1. ve 2. sınıfların dersine giriyorum kafama göre.


  Güzelim gözlüklerimi misafirlik yaptığım Buca'da unuttum.. İçim buruk, neden sorumluluk sahibi bir insan olamıyorum ? Tabi sorumluluk böyle ölçülüyorsa, anne tabiriyle ..


 Yeni yuvam olan köyüme yavaşça yerleştim. 


Ve İzmir'de şimdiye kadar gördüğüm en güzel şey ile yazıyı tamamlıyorum, 1 hafta boyunca her gün önünden geçerken kaybolana dek bakıyorum :)


Mutlu Haftalar Efendimm
:)