defter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
defter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2012 Salı

Kırtasiye Varmış Dediler

Benim kafamı dağıtmanın en iyi yolu, defter kitap kalem almak. Dışarı çıktığımda, son zamanlarda hiç elim boş dönmüyorum bu yüzden.

Annem, ben eve gelmeden önce buralardaki iki markete kırtasiye gereçlerinin geldiğini söylemişti, uğra da bak diye haber verdi. Aslında o alacakmış ama, bir sürü çeşit var kendin bakıver dedi.
Genelde marketlerle pek işim olmaz da benim, hatta alışverişi hiç sevmediğimden olabildiğince az giderim. Ama bu sefer içerde ne kadar kaldığımı tahmin edersiniz :)


İşte son çıktığımda aldığım ganimetlerim.


Bunlar benim için az oldu aslında. Yani o kadar bakıp edip ancak bunları alabildim.
Londra ve sonbahar temalı bu defteri çok sevdim ve 2 tane aldım.
En altta şeffaf dosya var, bir adet yapıştırıcı, bir tane zımba şeysi, renkli fosforlu kalemler tabi ve kitap okurken altını çizmek için de bu kurşun kalemler.
Oralarda gözleri olan sarı şey ise;


Canavar kalem açacağı!

Evet okullar açılıyor ve ben üniversite 3. sınıfa gidiyor olabilirim, tamam 22 yaşında koskocaman kazık da olabilirim ama, dayanamıyorum.
Hatta koca bir babanne olduğumda bile yapıcam bu alışverişleri işte.

Çok güzel olduklarını kabul edin oralarda. Siz de seviceksiniz biliyorum.
Hadi çekinmeyin söyleyin :)

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Kitap ve Kırtasiye Alışverişi

Bugün ablamda rutin Beşiktaş turumuzu gerçekleştirdik.
 Her zamanki gibi Alkım Kitabevi'ne uğrayıp aklımda kalanları bir bir topladım tabi ablamla önceden sözleştik, kitapçıya girdiğimizde mırın kırın etmeden benimle saatlerce bakınmayı göze alarak geldi :)
Kim bilir ne kadar takıldık orada hiçbir fikrim yok, harikaydı.


Haruki Murakami sevdalısı olmam tamamen Sergül Abla'mın suçu.
Ona deli gibi teşekkürlerimi iletiyorum burdan beni onunla tanıştırdığı için, bunu hemen her Murakami yazımda yazmaktan bıkmayacağım :)
Bu yeni çıkan kitabında öyle içim kalmıştı ki, diğerlerini okumadan alacaktım neredeyse ama sabır edebildim.
Bağımlısı olduktan sonra, İstanbul'a ilk gelişimde direk buna gitti elim.

Murakami'nin okuduğum diğer kitapları olan İmkansızın Şarkısı için buraya,
Sahilde Kafka için de buraya tık tık.


Vee Edgar Allan Poe manyaklığımın tamamlayıcısı.
Kocaman hikaye kitabıma uzun süredir kavuşmuşken, şiir kitabım elimde yoktu.
Alkım'da da son iki tane kalmışken artık almanın vaktiydi, her gittiğinde birkaç şiir okumakla olmazdı tabi.


Aldous Huxley'in Algı Kapıları'nı okuyup yazısını burada yazmıştım.
Cesur Yeni Dünya'yı bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım, çok araştırmama rağmen almamışım.
Bu eksikliği de tamamlamış oldum.


Mephisto'ya uğrayıp alt üst ettim biraz.
Barunson  defterlerine kafayı takmış durumdayım son zamanlarda.
Daha önce ilk defa aldığım Polar Bear defterini çok beğenmiştim ve çok kullanışlı çıktı.
Nedense ürünlerine de bir tek Mephisto'da denk geliyorum, o yüzden bulmuşken bir defter daha aldım.

Üzerindeki yazının çevirisini Fransızca bilen biri çıkarsa rica edebilir miyim?
Google translate pek ikna edici olmadı da.


Bu da aslında minicik bir not defteri.
Jim Morisson'ı gördüğümde orada öylece bırakamadım, hayran hayran bakıyorum saatlerdir.


Bugünün bir diğer ufak not deferi de bu.
Yollara, özellikle tren yollarına bir hayranlığım olduğunu biliyorsunuz, belli de oluyor zaten :)
Bunu aldım ama sonradan fark ettim.
En made diye bir üretim, ben ilk defa duydum.
Engellilerin üretimdeki yerini kalkındırmak için bir projeymiş, eğer orada fark etseydim birkaç tane daha alırdım.
Çok güzel çeşit çeşit ufacık yol temalı not defterleri var.

Mephisto'ya uğrarsanız bir bakın derim, fakat muhtemelen bulamazsınız o yüzden sormanız gerecek.
Çünkü mağazanın o kadar derinliklerine koyulmuş ki birilerinin fark etmesi neredeyse imkansız.
Bu duruma sinirlendim aslında, eğer destek verilicekse bu doğru düzgün olmalı.
Kuytu köşelerde tutarak bir projeye ne kadar destek verilebilir ki?

Bugünün moral sebebi oldu bütün bunlar. Şimdi onları İzmir'e götürüp dilediğim kadar okumak, kullanmak kaldı.

*Dipnot: Alkım Kitabevi'nde kredi kartsız, taksitli alışveriş yapabiliyorsunuz. Bunu da paylaşmak istedim, şahsen kredi kartsız bir öğrenci olarak bana bu konuda çok yararı oldu.

13 Şubat 2012 Pazartesi

Bugünlerde ..

Bütün tatil boyunca evden dışarı sadece nefes almak için birkaç gün çıktım . Onun dışında hep evdeydim.


Hafta içinde olan babaannemin vefatından sonra, evin içinde herkesin üzüntüsü suratlarından okunuyordu bu aralar. Ölüm sessizliği dedikleri bu olsa gerek. Uzun zamandır hasta olduğunu bilerek böyle bir şeyi bekliyorduk ama, öyle olmuyormuş işte. Her gece babamın kıpkırmızı olan gözlerine bakmak hiç de kolay değildi aslında. 
Ölüm soğuk derler. Onun için de öyle midir ? Bir şey hissetmiş midir ? Bilemiyorum.


Olanlardan sonra, bugün tek başıma çıktım dışarı. Patlayıncaya kadar kırtasiye dolaştım. Kulağımda kulaklığım, saatlerce baktım, inceledim. İhtiyacım olan bir kaç bir şey gözüme çarptı, onları aldım.


Artık birbirine karışmış notlarımı tutması için dosyalık şarttı, üç tanesi onlardan. 
Oda arkadaşım da benim gibi ikinci öğretim, yani geceleri geç yatarız ama onun bazen erken yattığı da oluyor. Bu yüzden minik bir kitap okuma lambası da gerekliydi.
Kırmızı kalemliğimi geçen hafta aldım aslında, sadeliği güzel.
Renkli Stabilo kalemler çerezlerim. Onların yanında, Faber Castell Multimark'ı çok kullanırım. Bir tane M uçlu yedekledim. Onun altındakiyse PILOT'un V-Sign Pen'i. Bu sefer koyu bir pembe. Etiketler de çerezliklerden.

Barunson Polar Bear defter ..
Sevgili deeptone'un söylediği Morning Glory markası vardı aklımda. Ona bugün bakındım ama denk gelemedim buralarda 
Barunson da onun gibi Kore'den olan Morning Glory'nin bir rakibiymiş. Bir çok çeşidi vardı Mephisto'da. Söylendiği gibi gözü yormayan bir tonda sayfaları.

Kendimi ancak böyle mutlu edebildim şu sıralar. Bloguma yazmak iyi hissettiriyor.
Hayat da bir şekilde devam ediyor işte ..

Yarın gece uzun bir yolculuk var. Bu bana iyi gelicek en güzel şey belki de ..

6 Şubat 2012 Pazartesi

Kırtasiye / Defterler

Aldığım ufak tefek kırtasiye ürünlerini yayınlarken, önderliğini Serrose 'un yaptığını memnuniyetle belirtmek isterim. İçimizdeki kırtasiye canavarını buraya da yansıtıyoruz biz böyle :)


Şu sıralar ihtiyacım olduğundan defter almam gerekliydi. Tam istediğim gibi olanlarını bulabildim
Daha düşük fiyatlarıyla, Moleskine'in bir bakıma yerini tutabiliyorlar.


Biri Le Color'dan. Old İstanbul serisi olarak 4 çeşit bulunmakta. Ben baya bir kararsız kalsam da bunu beğenip aldım. 
Le Color'un diğer model defterleri için buraya tık tık . Crazy çeşitlerinde de gözüm kalmadı desem yalan olur :)


Diğeri ise Scrikss firmasına ait Notelook. Çeşitleri arasından, turkuaz ve üzerindeki Jazz açısından hoşuma giden bu oldu. Ama daha Dreamers'ı, Avustralya pul temalı, Flying Fish olanı, yani gözümün kaldığı birkaç tane daha çeşiti var. Onlar için de buraya :)


Geçtiğimiz dönem baya bir tembellik ettiğimden, bu dönem için bir çalışma düzeni yaratacağım kendime, bir sürü kırtasiye ürünüyle moral buluyorum böyle .. Old İstanbul kelime defterim olucak, diğeri için şimdilik aklımda bir şey yok ama mutlaka bulurum tabi :)