yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2012 Pazar

Yolculuk Var


Bir aylık İstanbul tatilinden sonra, artık gitme vakti geldi.
Bavul hazırlıkları, bilet alışları.
Bu yaz ne de çok şey yaşadım aslında diye düşünüyorum geriye baktığımda.
Her şeye rağmen, hayatımın en özel yazıydı benim için. Çok hem de. Anlatılamayacak kadar özel.
Nasıl unuturum ki?
Kesinlikle hayır.
Hafızamın her anına kazıdım bütün olup biteni, yaşadıklarımı. Her bir saniyesini.
Hem biliyor musunuz, ben unutmam. Hiç hem de.
Ne kurduğum hayalleri unuturum, ne yaşadığım anıları, ne de bana hissettirdiklerini.
Hep içimde, her zaman. Her an.
İnsanın içi neleri tutuyormuş hem, neler barındırıyormuş.
Ne kadar genişmiş meğer.
Ben yine aynı hayalleri kovalayacağım, hiçbir zaman bırakmayacağım. Asla.

Yine özlem günleri geliyor önüme.
Özlemek o kadar güzel ki, bir o kadar da zor.
Ben her saniyeyi hatırlayıp, yine özlemimden öleceğim biliyorum.
Ama özleyecek birinin olması nasıl güzel, her şeyden çok o güzel.
Ne olursa olsun, özlemek yaşadığımı hissettiriyor bana.

Şimdi benim için en önemli şeyi tahmin edersiniz.
"Uzun bir gece yolculuğu" 
Köyüme yerleşeyim de bir, blogu boşlamayacağım :)
Bekle İzmir, seni de nasıl özledim.


Düş Kızı akşam beni arayıp iyi yolculuklar dileklerini ilettiğinde nasıl mutlu olduğumu da paylaşmak isterim :) Böyle hatırlanmak çok güzel :)

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Evden Çıkmaz Olduk

Sınavlar geçti bitti, benim toparlanmam zaman aldı.
İnternete ancak girip, yorumlara da bulduğum bir arada cevap yazabiliyorum bu yüzden üzgün olduğumu belirtmek isterim
Bütün hafta sıcaktan bunalmalarla geçti
Sıcakla ilgili o kadar çok şey yazıldı ki, bana bir şey kalmadı tabi malum kavruluyoruz


Bütün gün evden çıkmadığımız günler oldu böyle ardı ardına 2 gün 3 gün.
Bir şeyler içmeyi o kadar abarttık ki bu karışımın içeriğini unuttum
Sanırım Mandalinata, Narata ve Cappy portakal karışımı.
Asortik zamanlarımız tutuyor bazen.
Ve 2 gün sürekli makarna yememizi durdurabildik sonunda.


Calippo'lu zamanları çıkmış! Algida'nın kartonunda görünüp de hiçbir bakkalda olmazdı yıllardır.
İlk defa karşıma çıktı ama sanırım eski tadını alamıyorum.
Önceden buzlu diye yasaklandığı için daha bir tatlı geliyormuş sanırım

Öyle boş bir hafta geçirdim ki, sadece evde kafamızı dinledik.
İnsanlar tatillerde, biz de Foça'ya uğradık.
Bol fotoğrafla o yazıyı da yazıp, sizin bloglarınızı ziyarete geleceğim, özledim!

11 Şubat 2012 Cumartesi

Soru - Cevap Mim'i

Şu sıralar mimler birikti.. Önce, soru cevap şeklinde olmasından dolayı biraz daha kolay olan bu mim'i cevaplıyorum :)
Sevgili Nerwen tarafından mimlenmişim .. Sorularını keyifle cevaplıyorum ben de :)



1. Ölmeden görmeyi istediğin bir ülke var mı? Neden orası? 

- Tam adamına sorulmuş bir soru aslında. Kafamda ve hayalimde, İskoçya vardır hep. Bilmiyorum ama, bana en fazla huzur vereceğine inandığım yer orası.

2. Kış mı? Yaz mı?

- Karı sevmeme rağmen, ben yaz çocuğuyum. Açık güneşli havaları, iç karartıcı yağmurlu karlı kışlı günlere bin kat daha fazla tercih ederim.

3. Hiç saçının tamamını boyattın mı? Pişman mısın? 


- Her ikisine de evet. Liseden mezun olduğumda bir hevesle turuncu yapmıştım. Daha sonra kendi saç rengime (açık kumral) dönemedim , sarıyla devam etmek durumunda kaldım. Seviyorum ama, boyatmamış olmak isterdim.

4. Blog'umda en çok ne tarz konular görmek isterdin?

- Kitap, müzik, kırtasiye, yol vs. ile ilgili yazıları okumaktan çok keyif alırım :)

5. Yaptığın en çılgınca şey neydi? 


- Malesef bir anda aklıma gelecek kadar bir çılgınlık yapmamışım.

6. En sevdiğin tatlı nedir?

- Künefe ! bayılırım.

7. Hiç bıkmadan kullanabileceğin oje rengi?

- Sanırım bunun cevabı, lacivert.

8. Hayvanları sever misin? Evde beslemeyi istedin mi hiç?

- Hayvanları çok severim. Bir kedi beslemek isterdim açıkçası, şu an mümkün olmadığından ilerisi için böyle bir şey var kafamda. Geçen yıla kadar bir kaplumbağım vardı ve öldü. Öldüklerinde çok üzüldüğüm için, öyle çok sayıda hayvan beslemedim.

9. Düzenli olarak takip ettiğin bir dergi var mı? Varsa hangisi?

- Düzenli takip ettiğim hiçbir dergi yok.

10. Sence Türkiye'de en yaşanılası şehir neresi? Neden? 


- İzmir. Buraya gelmeden önce de öyle düşünüyordum, geldikten sonra kesinleşmiş bir durum oldu. Şimdiye kadar İstanbul'da yaşamış ve 2 yıldır İzmir'de yaşamakta olan biri olarak söylüyorum ki, İzmir her yönden tamamen bir huzur şehri.

11. İnsanların sende gördüğü, dile getirdiği en iyi ve en kötü özelliğin nedir? 


- Bu tarz soruları cevaplamayı pek beceremem ama, iyi bir dinleyici olduğum söylenir. İyi olarak aklıma bu geldi. En kötüsü de çok sevmek. Uzaktan bakınca bir problem değilmiş gibi duruyor ama, birini ya çok fazla severim, ya da hiç sevmem. Bunun ortasını bir türlü tutturamıyorum.

Bir çok kişi mimlendiğinden kimler kaldı bilemiyorum. Eğer isterseler aynı sorularla The Merika, okuyan, bez-cadıları, Lunarita, Deeptone, _Zemheri_, Lady Jane, Aklımdan Bir Kare 'yi mimliyorum :)