Bir aylık İstanbul tatilinden sonra, artık gitme vakti geldi.
Bavul hazırlıkları, bilet alışları.
Bu yaz ne de çok şey yaşadım aslında diye düşünüyorum geriye baktığımda.
Her şeye rağmen, hayatımın en özel yazıydı benim için. Çok hem de. Anlatılamayacak kadar özel.
Nasıl unuturum ki?
Kesinlikle hayır.
Hafızamın her anına kazıdım bütün olup biteni, yaşadıklarımı. Her bir saniyesini.
Hem biliyor musunuz, ben unutmam. Hiç hem de.
Ne kurduğum hayalleri unuturum, ne yaşadığım anıları, ne de bana hissettirdiklerini.
Hep içimde, her zaman. Her an.
İnsanın içi neleri tutuyormuş hem, neler barındırıyormuş.
Ne kadar genişmiş meğer.
Ben yine aynı hayalleri kovalayacağım, hiçbir zaman bırakmayacağım. Asla.
Yine özlem günleri geliyor önüme.
Özlemek o kadar güzel ki, bir o kadar da zor.
Ben her saniyeyi hatırlayıp, yine özlemimden öleceğim biliyorum.
Ama özleyecek birinin olması nasıl güzel, her şeyden çok o güzel.
Ne olursa olsun, özlemek yaşadığımı hissettiriyor bana.
Şimdi benim için en önemli şeyi tahmin edersiniz.
"Uzun bir gece yolculuğu"
Köyüme yerleşeyim de bir, blogu boşlamayacağım :)
Bekle İzmir, seni de nasıl özledim.
Düş Kızı akşam beni arayıp iyi yolculuklar dileklerini ilettiğinde nasıl mutlu olduğumu da paylaşmak isterim :) Böyle hatırlanmak çok güzel :)


