gece yolculuğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gece yolculuğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2012 Salı

Buradayım ve Ben Artık 4. Sınıfım!


En son yolculuk var deyip, göçmüşüm buralardan ben.
Yolculuğu atlattım atlatmasına da 1 haftadır taşınma işleri, okul, ders seçmeleri falan derken bir hayli yorucu geçti. Dolayısıyla bloga uğrayamadım, zaten köyüme ancak yerleştim ve internetime de ancak kavuştum ama artık buralardayım :)

Ben diğerlerine göre daha karmaşık bir öğrenci olduğumdan, her şeyi tek tek halletmek zorunda kaldım tabi ders seçimlerinde.
İzmir'e gelmeden önce de 3.sınıf olacağımı sanıyorken, şimdi 4. sınıf olarak karşınızdayım!

O kadar çok dersimi vermişim ve muaf olmuşum ki, hangi sınıf olduğumu bile takip edememişim. Geçiş öğrencisi olduğumdan herkesten çok daha fazla ders alıyordum tabi geçen yıl.
Şimdiyse asıl sorun, geçen yıl intibakın ne demek olduğunu bilmeyip soranlara açıklamakta artık yorulduğumdan, aslında ben 2.sınıfım deyişim ve akabinde bu yıl 4. sınıf oluşumu nasıl açıklayacağım?
İnsanın belli bir sınıfı olmayınca işler böyle karmaşıklaşıyor işte :)

Bütün bunların dışında yazacağım çok şey birikti aslında.
Veronika Ölmek İstiyor'u bitirdim mesela, onun bir yazısı gelecek.
Şimdi Gölge Hırsızı var yolda okumakta olduğum.
Ve hayatımın kitabı diyebileceğim "Martı" dan da bahsedeceğim arada Jonathan Livingston tabi sık sık görebilirsiniz kendisini buralarda, böyle bir çok şey işte.
Neyse ki bloglarınızla ve kendi blogumla da artık ilgilenebileceğim :)

*Fotoğraf İstanbul-İzmir arası gece yolculuğunda, araba vapurundan bir durum halinden.

16 Eylül 2012 Pazar

Yolculuk Var


Bir aylık İstanbul tatilinden sonra, artık gitme vakti geldi.
Bavul hazırlıkları, bilet alışları.
Bu yaz ne de çok şey yaşadım aslında diye düşünüyorum geriye baktığımda.
Her şeye rağmen, hayatımın en özel yazıydı benim için. Çok hem de. Anlatılamayacak kadar özel.
Nasıl unuturum ki?
Kesinlikle hayır.
Hafızamın her anına kazıdım bütün olup biteni, yaşadıklarımı. Her bir saniyesini.
Hem biliyor musunuz, ben unutmam. Hiç hem de.
Ne kurduğum hayalleri unuturum, ne yaşadığım anıları, ne de bana hissettirdiklerini.
Hep içimde, her zaman. Her an.
İnsanın içi neleri tutuyormuş hem, neler barındırıyormuş.
Ne kadar genişmiş meğer.
Ben yine aynı hayalleri kovalayacağım, hiçbir zaman bırakmayacağım. Asla.

Yine özlem günleri geliyor önüme.
Özlemek o kadar güzel ki, bir o kadar da zor.
Ben her saniyeyi hatırlayıp, yine özlemimden öleceğim biliyorum.
Ama özleyecek birinin olması nasıl güzel, her şeyden çok o güzel.
Ne olursa olsun, özlemek yaşadığımı hissettiriyor bana.

Şimdi benim için en önemli şeyi tahmin edersiniz.
"Uzun bir gece yolculuğu" 
Köyüme yerleşeyim de bir, blogu boşlamayacağım :)
Bekle İzmir, seni de nasıl özledim.


Düş Kızı akşam beni arayıp iyi yolculuklar dileklerini ilettiğinde nasıl mutlu olduğumu da paylaşmak isterim :) Böyle hatırlanmak çok güzel :)

4 Kasım 2011 Cuma

Gece Yolculuğu'ndan


Kulağımda sadece 'Sunday Morning Call' ile huzurun dibine vurduğum bir yolculuk ..


Günün aydınlandığını görmek için uyumadım da üstelik ..


Sonra geceden kalma en güzel manzarayı izledim tabi
Bu sefer Eddie Vedder, rüzgar ve vapur sesiyle birlikte


"Gonna rise up
Burning black holes in dark memories
Gonna rise up
Turning mistakes into gold"

diyerek ..