Kısa bir zaman önce İstanbul'da Alkım Kitabevi'nden İzmir için yaptığım kitap stoğuna dahildi Veronika.
Çok çok merak ederek alıp bir an önce okumak için sabırsızlanmıştım.
Sanırım tam zamanında okumuş oldum.
Her bir satırına, her kelimesine hayran kaldım!
O ince duyguyu okuyucuya nasıl verebiliyor bu adam hiç bilmiyorum.
O kadar ilginç bir sınırda, öyle bir çizgide yürüyor ki sonunun hayal kırıklığı olması imkansız neredeyse.
Bu benim Paulo Coelho'nun okuduğum 2. kitabı.
Diğeri Şeytan ve Genç Kadın'dı, onun yazısı da burada, bir tık
Mektup arkadaşım sayesinde sürekli ertelediğim bu yazarı okumaya başlamış oldum.
Ama dediğim gibi, onu okumak için hayatımın bu dönemi tam zamanıymış!
Ha bir de, Veronika'nın çevresindekilerden biri de bir panik atak hastası olarak anlatılmış kitapta.
Özellikle o kısımları daha ilgi duyarak okudum. Blogun sıkı takipçileri bilir, ben de bir çeşit anksiyete hastasıyımdır.
Bu yüzdendir ki, bol bol altını çizdim okuduklarımın, şimdi hasır sayfalı deftere geçirilmeyi bekliyorlar :)
Şimdi Paulo Coelho okuyucularından öneri isteyebilirim :)
Bir sonraki İstanbul tatilinde birkaç kitabını daha almak istiyorum.
Var mıdır, sıradaki Paulo kitabın bu olsun diyen? :)