paulo coelho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paulo coelho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2012 Çarşamba

Veronika Ölmek İstiyor / Paulo Coelho


Kısa bir zaman önce İstanbul'da Alkım Kitabevi'nden İzmir için yaptığım kitap stoğuna dahildi Veronika.
Çok çok merak ederek alıp bir an önce okumak için sabırsızlanmıştım.
Sanırım tam zamanında okumuş oldum.
Her bir satırına, her kelimesine hayran kaldım!
O ince duyguyu okuyucuya nasıl verebiliyor bu adam hiç bilmiyorum.
O kadar ilginç bir sınırda, öyle bir çizgide yürüyor ki sonunun hayal kırıklığı olması imkansız neredeyse.

Bu benim Paulo Coelho'nun okuduğum 2. kitabı.
Diğeri Şeytan ve Genç Kadın'dı, onun yazısı da burada, bir tık
Mektup arkadaşım sayesinde sürekli ertelediğim bu yazarı okumaya başlamış oldum.
Ama dediğim gibi, onu okumak için hayatımın bu dönemi tam zamanıymış!

Ha bir de, Veronika'nın çevresindekilerden biri de bir panik atak hastası olarak anlatılmış kitapta.
Özellikle o kısımları daha ilgi duyarak okudum. Blogun sıkı takipçileri bilir, ben de bir çeşit anksiyete hastasıyımdır.
Bu yüzdendir ki, bol bol altını çizdim okuduklarımın, şimdi hasır sayfalı deftere geçirilmeyi bekliyorlar :)

Şimdi Paulo Coelho okuyucularından öneri isteyebilirim :)
Bir sonraki İstanbul tatilinde birkaç kitabını daha almak istiyorum.
Var mıdır, sıradaki Paulo kitabın bu olsun diyen? :)

25 Eylül 2012 Salı

Buradayım ve Ben Artık 4. Sınıfım!


En son yolculuk var deyip, göçmüşüm buralardan ben.
Yolculuğu atlattım atlatmasına da 1 haftadır taşınma işleri, okul, ders seçmeleri falan derken bir hayli yorucu geçti. Dolayısıyla bloga uğrayamadım, zaten köyüme ancak yerleştim ve internetime de ancak kavuştum ama artık buralardayım :)

Ben diğerlerine göre daha karmaşık bir öğrenci olduğumdan, her şeyi tek tek halletmek zorunda kaldım tabi ders seçimlerinde.
İzmir'e gelmeden önce de 3.sınıf olacağımı sanıyorken, şimdi 4. sınıf olarak karşınızdayım!

O kadar çok dersimi vermişim ve muaf olmuşum ki, hangi sınıf olduğumu bile takip edememişim. Geçiş öğrencisi olduğumdan herkesten çok daha fazla ders alıyordum tabi geçen yıl.
Şimdiyse asıl sorun, geçen yıl intibakın ne demek olduğunu bilmeyip soranlara açıklamakta artık yorulduğumdan, aslında ben 2.sınıfım deyişim ve akabinde bu yıl 4. sınıf oluşumu nasıl açıklayacağım?
İnsanın belli bir sınıfı olmayınca işler böyle karmaşıklaşıyor işte :)

Bütün bunların dışında yazacağım çok şey birikti aslında.
Veronika Ölmek İstiyor'u bitirdim mesela, onun bir yazısı gelecek.
Şimdi Gölge Hırsızı var yolda okumakta olduğum.
Ve hayatımın kitabı diyebileceğim "Martı" dan da bahsedeceğim arada Jonathan Livingston tabi sık sık görebilirsiniz kendisini buralarda, böyle bir çok şey işte.
Neyse ki bloglarınızla ve kendi blogumla da artık ilgilenebileceğim :)

*Fotoğraf İstanbul-İzmir arası gece yolculuğunda, araba vapurundan bir durum halinden.

20 Mayıs 2012 Pazar

Şeytan ve Genç Kadın


Uzun zaman önce mektup arkadaşımın yolladığı bir kitap bu.
Ondan burada bahsetmiştim.
Yeni okuma fırsatı bulduğumdan yazamadım daha önce.
Paulo Coelho'nun okuduğum ilk kitabı da aynı zamanda.

İyi ile Kötü'nün savaşını güzel bir dille anlatmış.
Her insanın doğasında kötülük yatar mı?, diye başlayıp öyle de bitiriyor.
Tabi içeriğinden o kadar çok bahsetmek istemiyorum.
Ama genel anlamda ben beğendim.
Zaten 200 sayfalık yeterince kısa bir kitap.
İnsanın bazı şeyleri sorgulamasına neden oluyor.

Umarım artık daha da çok kitap sıkıştırabilirim bu kısıtlı zamanlara.

29 Şubat 2012 Çarşamba

Paketler / Hediyeler ..

Tam da zamanında, iki güzel insandan gelen ayrı ayrı hediyeler bugünlerde nasıl mutlu etti beni!
Dün blog yöneticimi elinde paketle beni beklerken görünce koşuşturdum ona doğru. O benden de meraklı olduğundan beni zor beklemiş. Ama inatla yanında açmadım tabi..
Paketin Ece'den geldiğini gördüm ve öyle kocaman sırıttım ki açtığımda :)



İzmir'in tam da tekrar soğumaya başladığı zamanda bana bu güzel eldivenleri yollamış!
Benim en çok ellerim üşür. İhtiyacım varken böyle bir şeyin gelmesini onun temiz kalbine bağlıyorum ..
İki gündür elimden çıkarmıyorum :)


Paulo Coelho'nun kitaplarını okumaya hangisinden başlasam diye düşünürdüm.. 
Yolladığı kendi kitabıyla bu da belli oldu. İçine çok güzel de bir not düşmüş.
Ve bir de mektubum var tabi ..


Süslü ve Pembe Dünyam'ın öncülük ettiği hediyeleşme etkinliğinde eşleştiğimiz Minikooo'dan gelen paketi bugün alabildim sonunda, benim köyümün sistemi sağolsun. Her şeyi ayrı ayrı çok sevdim!
Hello Kitty kurabiyem yolda gelirken kırılmış, üzüldüm. Etrafındakiler gitmiş kafası kalmış bir tek, ama hala güzel .. 
El emeği olduğunu düşündüğüm pacman ayracım hakkında ne desem bilmiyorum. Bir ayraç delisi olarak bayıldım!

Beni bu kadar mutlu eden insanlara çok teşekkür ediyorum..
Herhangi bir paket, mektup aldığımda o kadar huzurlu oluyorum ki.

Daha bol bol hediyeleşme, mektuplaşma dolu günlere!