oasis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oasis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2013 Pazartesi

Supernatural Akşamı

 
Ev arkadaşlarımın olmayışının getirdiği yalnızlık ve o buhrandan sıkılmışken, ilk bütümden çıktıktan  sonra eve girdiğimde Duygu'nun o cıyır cıyır sesini duymak paha biçilemezdi!
Hızlıca konuştuktan sonra ders çalışmak için, tekrar kısa süreliğine gitmek zorunda kaldı.
Ben de onun getirdiği dolmaları ve kolayı yanıma aldım.
Isıtıcımı açtım, battaniyemi aldım, ayaklarımı uzatıp Supernatural'ın son sezonunda kaldığım yerden devam etmeye koyuldum. Çocukları resmen özlemişim.
Dean'i her gördüğümde annemin hayalindeki damat karakteri canlanıyor kafamda, gülüyorum.
Hangi insanoğlu "ah güzel oğlum benim" diye söylene söylene Supernatural izliyor sorarım size?
Dean la bu, adam orda shapeshifter avlıyor la shapeshifter!
Tam ortasında seviyorsun, bir şeyler falan orda.
Anneme burdan selamlar olsun!
 
Bir de son günlerde delicesine bir huzur kaplıyım.
Her yaptığımdan keyif alıyorum, sonunda!
Akşam evde yayılıp saatlerce dizi izlemek de bunlardan biri.
Uzun zamandır yakalamak istediğim bir şeydi bu.

 
Ben evin içinde bağıra çağıra adeta bir Liam edasıyla dolaşıyorum şimdi.
Buyrunuz.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Backstreet Boys

Ben müzik zevkimin çoğunluğunu abimden almış biriyim. Kaliteli müzik dinleyebilmeyi falan daha 9-10 yaşlarındayken öğrendim. Zira ben o yaşlardayken, kendisi ergen triplerinde takılan bir gençti. Dinlediği onca Guns'ın, Deep Purple'ın, Doors'ların yok efendim Clash'in, Oasis'in (laf ettirmem) yanında zamanın meşhur durumlarından "boyband" ler de vardı malum, 90'lı yılların sonları. 


Onun bütün güzelim grupların yanında dinlediği tek bir ergen müziğinden etkilenmiş olacağım ki, ilk yabancı müzik dinlemeye gayet açıkça söyleyebilirim ki Backstreet Boys ile başladım. 

O zamanlardan beri, dinlediğim müziğin başkaları tarafından beğenilip beğenmemesini sallamayan bir tipimdir. Neyi dinlemek istiyorsam, bu zamana kadar canım ne istiyorsa hep onu dinledim. Herkes hayranıymış, yok kıyıda köşede kalmış falan pek umurumda olmaz. Hatta geri planda kalmış her çalışmayı, her zaman daha çok sevmişimdir. 


Asıl konudan uzaklaşmayayım :) Doğrusu bunların o zamanın ergen grubu olduğunu kabul ediyorum ama kendilerine karşı çok ayrı bir sempatim vardır her zaman. Tabi benim bahsettiğim, eski BSB. İlk albümler, ilk parçalar. 

O kasetleriyle birlikte, abimden yürütmüş olduğum bu kitapçık da vardı tabi. Kitaplığımda görünce, blogda yazılı olsun istedim. Yıl kaç bilmiyorum ama o zamandan beri bir kaç sene boyunca kollamıştım bunu, gözüme kestirip uygun bir zamanda bir güzel el koydum. Artık ikimiz de koca kazık olmuştuk tabi. O da böyle şeylere önem verip çok saklar her şeyi. Ama bu bende dursun istedim :)


Kevin hala sevdiğim bir adamdır aslında. Çekti bu işlerden elini ayağını. İyi de yaptı.
A.J. denen şu gözlüklü arkadaş yüzünden bir kere dağılıp, bana göre bir daha da toparlanamadılar.


Bu kitapçık benim ilkokul-orta okul yıllarıma ait tek somut hatıra.
BSB eski şarkılarıyla var olan bir boyband evet.
Evet ben de ergen oldum. Kendime göre çok iyi müzikler dinledim, dinliyorum da.
Ama bu çocuklar ayrı bir hatıra
Mis gibi 90'lar kokarlar hem

şov mi dı mining, of biing lonliy o zaman.

21 Nisan 2012 Cumartesi

Kafamda Çalanlar #8 / Noel Gallagher - Talk Tonight


İstanbul'dan merhabalar diyorum..
Uzun süredir kafamda çalanları paylaşmadığımı fark ettim.
Talk Tonight aslında o kadar çok şey anlatır ki.
İyi dinlemeler..

5 Mart 2012 Pazartesi

İşte O Mim ..

Sevgili Senden Benden Bizden ve PisPapaz tarafından mimlenmişim. Herkeste zevkle okuduğum bir mimdi bu. Ben de hemen cevaplıyorum.. 5N 1K miminde aklıma bir cevap gelmedi resmen. deeptone'dan özür dileyerek o mimi pas geçiyorum :(




1-Hayatınız filme çekilse adı ne olurdu ve soundtrackinde hangi şarkılar yer alırdı?


Bu soru mim'in en sevdiğim sorularından biri.. Adı hakkında hiç fikrim yok. Ama,
Oasis'in, Don't Look Back in Anger'ı bütün bir hayatımın fon müziği olabilir. Noel Sally'e seslenirken, aslında bana seslendiğini tüm dünya duysun isterdim.

Mesafeleri değiştirmek isterdim sanırım. Mesafeleri yok ederek, her sevdiğim insanın yanımda olmasını sağlardım.

3-Sizi en çok etkileyen sinema sahnesi ya da sahneleri? 

Edward Scissorhands'in 'I love You' sahnesi başı çeker bu soruda ..

Toy Story 2 - Woody'nin onarılma sahnesi. Etkilenmeyi bırak, o ne güzel bir sahnedir :)

Bi Mong'un her rüya sahnesi



Findinf Neverland - Peter'ın isyan sahnesi

Benny and Joon - Sam'in Charlie Chaplin sahnesi . Nasıl eğlencelidir!
Hatta bunun Depp vs.Chaplin videosu da çok hoştur :)

Pirates of The Caribbean The Curse of The Black Pearl - Etkilemekten öte hayat felsefesi edinilen I'm dishonest sahnesi.


4-Yaşadığın şehir bir günlüğüne yalnızca sana tahsis edilmiş, senden başka hiç kimse yok. Ne yaparsın?

Treni kendim kullanarak istediğim her yere giderdim herhalde, bilemedim.

5-Şu sıralar ilgiyle takip ettiğiniz diziler?

Supernatural
The Vampire Diaries
Leyla ile Mecnun 
Yalan Dünya

28 Ocak 2012 Cumartesi

Kitap Ayracı

Kitap okumayı seven biri olarak tam bir ayraç delisiyim diyebilirim!
Gördüğüm hemen her yerden alırım
Onlar da kitaplarım kadar da değerlidir.
Evin içinde her yerden bir ayraç çıkabilme olasılığı var
Bu işi bir koleksiyona dönüştürdüğümden dolayı, bir hayli fazlalar

Uzun zamandan beri de, hem değişik hem özel olsun diye, ara sıra kendi ayracımı kendim yapıyorum
Bunu nette bir yerlerde görüp, fikir edinmiştim


Mesela bunlar en son yaptıklarımdan bir tanesi. Arkalı önlü hali.
Resimde ne kadar büyük görünse de normal bir kitap ayracı boyutlarında

Nasıl yapıldığına gelicek olursak;
 İstenilen bir resim yazı vs. ayraç boyutlarında çıktısını alıp, fazlalıkları kesip, arkalı önlü yapıştırdıktan sonra,
Herhangi bir kırtasiyede bildiğimiz kimliklerde kullanılan pvc ile kaplatmak.
Değişik ve gayet dayanıklı oluyor
İstenilirse de tepesinden bir delik açıp ip, kurdele vs. bağlanabilir, yaratıcılığa kalmış :)
 Ama ben pek öyle tercih etmiyorum 


Bu da bir diğeri.
Oasis ve Jack ile ilgili ayraç bakınmaktan fenalık gelmişti artık
Tabi ki bulamamıştım
En sonunda boş bir zamanımda yapma fırsatı buldum
Şimdi bu halleriyle diğer ayraçlarla birlikte kitaplarımın arasında yerlerini alıcaklar :)

25 Aralık 2011 Pazar

Bir şarkı üzerine ..



Bu şarkı üzerine ..
Sayfalarca yazabilirim
Milyonlarca kişiye bir hikaye anlatabilirim
Uzun uzun dinleyebilirim 
Rüyalarımın soundtrack'inde en başa alabilirim
Hayatımda kimsenin bilmediği kısmı, onunla doldurabilirim

Her yanımı tek bir şarkıyla sarabilirim

Ama bana hissettirdikleri ..
İçimdeki koca boşluğu anlatan her bir kelimesini nasıl açıklarım bilmiyorum.

En çok neye darılmışım ?
Neye alınmışım ?
Ne kırmış beni bu kadar ?
Neden uzaklaşmışım sevgiden ?
Ne olmuşta bu kadar dayanıklı yapmışım duvarlarımı ?
Birine bağlanmak hissi neden bu kadar zoruma gider her seferinde ?
Geriye dönüp baktığımda söylemek istediklerim bunlar mı olurdu ?
Neyin isyanını yapardım ?
En çok neye yanardım ?

Bu soruların hepsine verecek bir cevabım var.
Sanıldığı kadar kalpsiz değilimdir belki bende ..
Sadece yaptığım seçimlere göre yaşıyorumdur 
Yaptığım hiçbir tercih, keşkelere imkan vermedi
Her şeyi hesaba katarak yaşadım, büyüdüm ..

İnsanlar unutarak bir şeyleri hafiflettiklerini zannederler
Ama sorun şurada ki ;

Ben hiçbir şeyi unutmak istemiyorum
İyi - kötü yaşadığım hiçbir anı hayatımdan çıkarmak istemiyorum
Bütün o hatıralarım
Heyecanlarım
Umutlarım
Umutlandıklarım ..
Hiçbirini silmek istemiyorum.

Evet;
Sadece bu kızın yürekli olduğunu bilin yeter ..
Hayallerinin bir kısmının gerçekleştiği o kız,
 Şimdi mucizelerin olabileceğine daha da çok inanıyor üstelik ..



4 Kasım 2011 Cuma

Gece Yolculuğu'ndan


Kulağımda sadece 'Sunday Morning Call' ile huzurun dibine vurduğum bir yolculuk ..


Günün aydınlandığını görmek için uyumadım da üstelik ..


Sonra geceden kalma en güzel manzarayı izledim tabi
Bu sefer Eddie Vedder, rüzgar ve vapur sesiyle birlikte


"Gonna rise up
Burning black holes in dark memories
Gonna rise up
Turning mistakes into gold"

diyerek ..

2 Kasım 2011 Çarşamba

Kafamda Çalanlar #1 / Oasis - All Around The World



Bazen Liam ya da Noel'in sesini bırakıp başka birşey dinlemek hiç cazip gelmiyor ..
Gerekeni yapıyorum ve bütün bir haftamı Oasis'ten bir şarkıya ayırıyorum ..
Ya da Keith Richards'ın Angie'sine
Ya da Dead Flowers'a
Tamamen Rolling Stones'a 
Backstreet Boys'la 90'lara ..
ra
la 
la ...

12 Ekim 2011 Çarşamba

Noel Gallagher



Huzurun şarkısını yapmış Noel,
O huzurlu sesiyle söylüyor da üstelik.

Bu adamla günlerce, sabaha kadar muhabbet edesim var, öyle böyle değil.
Şöyle bir rakı sofrasında
O anlatsın, ben dinleyeyim
Arada çalsın birde
Hatta hiç susmasın ki, ortamdaki dinginlik bozulmasın ..

 it's allright diyişini canlı duymalıyım, ya da

say what you say derken ki çaresizliğini,

So Sally can wait derken umutlanıp, aynı zamanda she knows it's too late diye gerçekleri kabullenişini 

 How many special people change ? diye isyanlara gelişini ..

Why're you scared? diye sormasını ve akabindeki cevabı;

 I'm not scared 
You'll never change
What's been and gone
özetleyişini ..

Onu canlı dinlemeden ölmemeliyim

7 Ekim 2011 Cuma

Oasis Akşamı


Muhteşem Oasis akşamlarından biri ilan ettim bugünü
Başbaşayım her şarkıyla bu akşam
Her biri ayrı bir huzur bırakıyor
Şimdiyse, Sunday Morning Call çalıyor fonda
Ah.. Ne de Severim 


23 Eylül 2011 Cuma

Champagne Supernova



Wake up the dawn and ask her why 
A dreamer dreams she never dies 
Wipe that tear away now from your eye
....

Some day you will find me 
Caught beneath the landslide 

In a champagne supernova 
A champagne supernova in the sky,

*Aynı zamanda, How many special people change de diyebiliyorlar.

MERHABA

:)