huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2012 Cumartesi

Bir Huzur Bulduk

Bir haftadır bir şeylerin kararını vermeye çalışırken, sonunda her şeyi ayarladığımızdan dolayı taşınıyorum. Blogu takip edenler bilirler, Öğrenci Köyü denilen bir yurtta kalıyor idim. Ama sınav zamanlarında 3 hatunun -ev arkadaşlarımın- evinde ikamet ediyordum.
Artık tamamen taşınıyorum. Bu sebepten dolayı da yazılar biraz aksıyor vs. Affola.

Geçen gün Şebnem'le Büyükpark'a gidip kitap okuma niyetindeydik. Canımız banklarda oturmayı istemeyince, yeşilliğin ortasında sanki bizim için oraya yapılmış bir alan bulduk ve yayıldık.


Havanın soğuk olmasına aldırmayıp, gidip orta yerine oturduk. 
Dersimi bekleyene kadar zaman geçirdik. 
Ve kitapları çıkardık.


Uzun zamandır huzuru bu kadar içten yaşamamıştım. 
Martı'yı okuyuşum 87324920. kez sanırım. Jonathan Livingston'la büyümek bir insanın kişiliğini etkiliyor bir de.
Altını çizdiğim cümlelere, tekrar okumalara doyamıyorum.
Bu parka en çok yakışan da, içindeki Martı'lar oldu.
Kitabı açtığınızda, içinden çıkıp uçacaklarmış gibi.


Bayağdır fotoğraf çekilmemişim bir de, onu fark ettim. 


1 nolu ev arkadaşını görüyorsunuz. Bir önceki yazıdan, yeni hala olduğunu bilirsiniz.
Hatun şirinlikten ölüp gidecek. 


Koşturmacaların içinde, iyi bir gün ayırdık kendimize. Bundan sonra her kitap okuma isteğinde, orada bulunacağız sanıyorum. 
Yazacak çok şey, okuduğum kitapları anlatacak çok yazı bekliyor sırada. Her şey düzene girince, daha sık yazacağım elbette. 

Yazılarınız, yorumlarınız için çok teşekkür ederim. 
Özellikle bir önceki yazıda, Altay bebeğe dilekleriniz için ayrıyetten çok teşekkürler!
İyi ki siz varsınız. Burada olduğunuzu bilmek, iyi hissettiriyor :)

11 Aralık 2011 Pazar

Bu Hafta da Böyle ..

  Günlerdir bir uyuşukluk içindeyim yine, hasta da değilim ama amaç tembellik yapmak ..
Sevdiğim gruptan, sevdiğim "Yellow" şarkısını dinlemek hep beni mutlu etmiştir, bu hafta da güzel olan şeylerden bir tanesiydi . Yine gülme krizine girdik ama, olur öyle şeyler :)



  Çılgın blok yöneticim, cuma günü beni turnikelere kadar kovaladı desem yeridir. Yine ne yaptım diye sonunda durup, arkamı döndüğümde elime mektubumu tutuşturdu. Kendisi nedense bunun bir aşk mektubu olduğunu savunuyor her seferinde. Koskoca isim yazan sol üst köşeyi, nickname sanıyor, artık bozmuyorum.
Alışamadım bende her mektup geldiğinde mutlu oluyorum :)


Ha bir de huzur cafe'ye haftalık ziyaretlerimiz oluyor. Huzur'lu çünkü orası ..

  Yan odamdaki kızın elinde Japonca kitap gördüm. Sanırım kursa falan gidiyor, bir imrendim. Kendime ikinci dil olarak neyi seçeceğimi daha bilemiyorum. Okuldan mezun olana kadar bir şeyler yapmak zorundayım ama hala kararsızım. Japonca'ya karşı konulamaz bir ilgim var şu sıralar, ama İspanyolca'da olduğu gibi bir heves mi, yoksa kalıcı bir şey mi onu anlamam lazım artık =/ 

  Gençlerle hafta içerisinde toplanıp, bütün itirazlarıma rağmen LOTR izledik .. Daha ne zamana kadar erteleyebilirdim bilmiyorum ama, iyi de oldu aslında. 
  Feza'nın daha önce yarım yamalak izlemesinden dolayı, yorumlar biraz geniş çapta olunca ve ben de bunlara katılınca diğer 5 kişi biraz oflayıp pufladılar tabi .. Ama hem eğlendik, hem izledik fena da olmadı. Şimdi serinin devamını izleyeceğimiz için, asıl korkutan şey Feza'nın diğerlerini de bölük pörçük bilmesi  :)

12 Ekim 2011 Çarşamba

Noel Gallagher



Huzurun şarkısını yapmış Noel,
O huzurlu sesiyle söylüyor da üstelik.

Bu adamla günlerce, sabaha kadar muhabbet edesim var, öyle böyle değil.
Şöyle bir rakı sofrasında
O anlatsın, ben dinleyeyim
Arada çalsın birde
Hatta hiç susmasın ki, ortamdaki dinginlik bozulmasın ..

 it's allright diyişini canlı duymalıyım, ya da

say what you say derken ki çaresizliğini,

So Sally can wait derken umutlanıp, aynı zamanda she knows it's too late diye gerçekleri kabullenişini 

 How many special people change ? diye isyanlara gelişini ..

Why're you scared? diye sormasını ve akabindeki cevabı;

 I'm not scared 
You'll never change
What's been and gone
özetleyişini ..

Onu canlı dinlemeden ölmemeliyim

7 Ekim 2011 Cuma

Oasis Akşamı


Muhteşem Oasis akşamlarından biri ilan ettim bugünü
Başbaşayım her şarkıyla bu akşam
Her biri ayrı bir huzur bırakıyor
Şimdiyse, Sunday Morning Call çalıyor fonda
Ah.. Ne de Severim