10 Mayıs 2013 Cuma

Geleceğe Yazdığın Mektupların Oldu Mu?

Ben, küçük yaşta fiziksel olmasa da ruhen büyümenin ne demek olduğunu anladım.
Çünkü her isteği her dileği olan ve lüks içinde yaşayan bir çocukken, bir dönem aniden maddi olarak neredeyse her şeyimizi kaybettik. Çok uzun zaman önce.
Herneyse.
Kafamdakini susturacak gücüm bile yokken, bir anda büyüdüm.
Büyümek istedim.
Büyük gibi davranmak zorundaydım. Evet tam anlamıyla aradığım kelime bu sanırım.

Bütün bunları şu sıralar neden mi hatırlıyorum?
Bir film düşünün, çocukluğunuzdan kalma mektupları tek tek açıp okuduğunuz.
Her bir satır sizin için yazılmış, sahneler sizin için çekilmiş.
Başroldeki karakterin küçüklüğü bile, sizinkine benzer seçilmiş. Sarışın, iki kuyruklu ufak bir kız çocuğu.
7. yaş gününe girerken, gelecekteki kendine yazdığı mektupları bir notere teslim ediyor.
40.yaş gününde, itibarlı, idealist ve işkolik bir hatuna dönüşmüşken o mektuplar eline ulaşıyor ve hikayemin benzeri de bu mektuplarda yazıyor.


“Sevgili ben.Taşındığımızdan beri annemi izliyorum. Yorgun, üzgün. Ama yine de bize hikayeler okuyor. Artık peri masalları istemiyorum.

Artık en çok büyüdüğümün hayallerini kuruyorum. Artık hayallere inanmıyorum, ama hırsa inanıyorum. En iyisi olmak istiyorum. Hayran olunmak, saygı duyulmak, korkulmak istiyorum. Bütün yalanları ve ihanetleri unutmak istiyorum. Artık ben yalan söylemek ve kendi yalanlarıma inanmak istiyorum.

Büyümeye karar verdim.”

Fotoğraf tanıdık, sahneler tanıdık.
Ama en tanıdık olan, işte bu alıntı.
Hayat ilginç, çünkü şimdiye kadar ne olduysa iyi ki olmuş diyorum.

Filmin orjinal adı: L'age de raison
Türkçe'ye Aşka Fırsat Ver olarak çevrilmiş. Ve çok güzel bir Belçika-Fransız romantik-komedi filmi. 
Ev arkadaşımız Duygu'ya ise bize bu filmi izletip Şebnem'le beni duygulandırdığı için ayrıyetten teşekkür ederiz.

Evet ama, gerçekten romantik-komedi. Bakmayın bizim her halta duygulanan bir yapımız var :)

11 yorum:

  1. O kadar güzel anlattın ve aktardın ki filmin konusunu bana, izlemek istedim ciddi anlamda. İzlersem yorumumu yazarım belki, teşekkürlerimi sunuyorum efenim bu filmi anlattığınız için. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim hem izlersen yorumlarsın da :)

      Sil
  2. Cunku buyumek cogu zaman fiziksel olan hicbir seyi ifade etmiyor, baska bir sey buyumek ben de kendimi biyolojik tum anlamlara inatla oyle kocaman hissediyorum ki..

    Tesekkurler film icin, izlerim belki ben de.
    Bu arada blogunun ismi ne guzel, Jack alintilarin ne guzel. Jack ne guzel, cunku..

    Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle, o bedenin içine sığamayacak kadar büyük hissediyorsun çoğu zaman.
      Teşekkürler :)

      Sil
  3. ne kadar güzel yazmışsın özge...sabah sabah duygulandım.
    yaşadıklarına rağmen ne güzel bir şekilde bakıyorsun hayata..bu yönün hoşuma gidiyor seni çok iyi tanımasam da..
    ayrıca filmi merak ettim izleyeceğim en kısa zamanda.paylaşım için teşekkür ederim
    sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duygulanmanı istemezdim aslında, teşekkür ederim mutlaka izle tavsiye ederim :)

      Sil
  4. Ben çok ağladım bu filmi izlediğimde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir etkisi olduğu kesin o zaman :)

      Sil
  5. Güzel bir paylaşım olmuş.Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. İzlemedim ama not ediyorum :)

    YanıtlaSil

"Kaybettiği her şeyi geri alma derdindeydi, kayıplarının sonu yoktu, hayat sonsuza kadar böyle devam edecekti."
Jack Kerouac