dostluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dostluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2012 Cuma

Bir Karadenizlinin Misafirperverliği

Onca kafa dağıtma operasyonundan sonra, arkadaşlarımın yanında aldım soluğu bugün.
Toplandığımız kişi Trabzon, Of'lu ve delicesine marifetli bir hatundur.
Yani misafirperverliği kökeninden geliyor olsa gerek diye düşünürüm hep :)


Şu sofraya baksanız, anne eli değmiş kesin dersiniz ama..
Yok değil.
Önümde koskocaman çikolatalı bir kek varken, o sofradan saatlerce nasıl kalkabilirdim ki!
Feci şekilde aç olmamla birlikte, tabi ki uzuuunca bir zaman kalkmadım.


Ben mamalarımı önüme bu şekilde aldım, daha arkadan gelenler var tabi ki.
Börekler, tatlılar.
Gözüm çok dönmüş, nasıl yediğimi hatırlamıyorum.
Zaten yemek bloglarına girip kaybolmam da hep bu bitmek bilmeyen açlığım yüzünden.


Sonra böyle balkonda, hep birlikte olan fotoğraflarımız arasına üç bininciyi ekledik.
Öyle çok eksik var ki burada, bir kere oğlanlarımız yok.
Kız kıza toplanalım diyip onları biraz satışa getirmiş olabiliriz, ama bu sadece bizim ve bu blogun okuyucuları arasında.

İşte bu insanlar yine bana Arel'den yadigarlar :)

Arel de nedir ki diyorsanız buraya tık tık.
En soldaki dost için yazdığım yazı 2 post aşağıda ama ben linkini de ekliyeyim, buyrunuz buraya.

26 Ağustos 2012 Pazar

Arel'den Yadigar

Benim Ege'den önceki ilk üniversitem İstanbul Arel Üniversitesi idi.
Hayatımın dönüm noktasının, o okul olduğunu söylemeliyim.
Dostluğun ne demek olduğunu ben ilk defa orada öğrendim, kesinlikle.


Hepimiz okulun bitmesiyle farklı yollara dağıldık, ama hiçbir zaman kopmadık.
Her bir araya gelişimizde eskisi gibiyiz, hiçbir fark yoktur buluşmalarımızda.
İzmir'de zorlandığım dönemleri de onlar sayesinde atlattım ben.
O okula girerken çok endişeliydim, çıktığımdaysa hayatımın 10 yılını daha oraya verebileceğimi düşünmüştüm.
Hala da söylerim.

Ben bu insanlarla, hayatımın en güzel 2 yılını yaşadım.


Geçtiğimiz gün de bana Arel'den yadigar, o dünyanın en güzel insanlarından biriyle birlikteydim.
4 yıl önce çekilen bundan bir önceki fotoğrafta, oradaki tek sarı kafa olan benim yanında olan hatundur bu.
Hala öyle yapışık bir haldeyiz işte.
Börgır'da fotoğraf çekilmeyeli de yüzyıllar olmuş, en son lisedeydim yahu.

Fırsat buldukça bu insanlardan bol bol bahsedeceğim :)

25 Ekim 2011 Salı

Günün Enstanteneleri #9

Yoğun koşturmacalı bir haftaya girdiğimi sanıyorum

Bir grup olarak çoğu zaman birlikte olmamıza rağmen, uzun zamandır üçlü olarak bir araya gelmedik Aytaç ve Duygu'yla. Bugün onu gerçekleştirdik, geçen yılki gibi. 
Aytaç da bilgilendirildi ve ufak bir kızgınlıkla atlattık. Foça'ya gidermişiz, gezermişiz paşamız bilseymiş sevdim bu fikri


Vee yine uzun zamandır gitmediğimiz, bizim huzur mekanlarımızdan biri olan Portakal'a gittik. Tavladaki üstün başarımı burada da sergiledim 
Birçok zaman yiyecek-içecek ihtiyacımı tavla oynayarak kazanmış bir insanım zaten 

Bir de, Aytaç'la da tekrar yamaç paraşütü kulübüne katıldık. Deneyimliyiz artık ve bu sefer yazılı sınavı geçeceğiz, çok umutluyuz. Ama onlar da 58 soruluk klasik bir sınav yapmasalar keşke bu sefer  .. Öss'den beter ..



Bilgisayar çantası için Vatan Computer'a gittiğimizde ortalığı biraz kurcaladık tabi
Bu görülen de, usb ve hafıza girişi olan bir müzikçalar'mış
Çok tatlı:)



Köye geldiğimde bir mektupla karşılaşacağımı sanırken, anneden gelen devasa koliyle karşılaştım!
İçinde akla gelebilecek her türlü kahvaltı ve atıştırmalık abur cubur vardı! 
Yine börekler açılmış, lahana sarması yapılmış, abladan mis gibi kek de olunca tabi anında mideye indi birçoğu
Görülen kavanoz, kendi rekoruma doğru koştuğum 3. kavanoz şeftali reçelim 

Durduramıyorum..

Biscolataya hala denk gelemedim İzmir'de 
Ama iki paketim var şimdi

Annem Sağolsun 

Bir öğrencinin isteyeceği daha ne olabilir ki ?