tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2013 Çarşamba

Geldiğimden Beri

 
Uzun zamandır boşladım blogu. Kendimden nefret ediyorum bu durumlarda.
Zor zamanda bloga yumul, sonra uğrama he? Yok öyle şey.
 
İzmir'den İstanbul'a dönüşüm bu şekildeydi. Yol hali.
Sanırım bir hafta oluyor.
Fotoğrafta görülen güzelliklerle oyalanıyordum.
Dizi ve filme çok sardım.
Bütün suç tamamen, sınavlardan bir halt edemeyip boş boş duran, şimdiyse kendini doldurmaya veren bünyemde tabi.
Sadece blog değil boşladığım. Tez için yığınla çalışma yapmam lazım ama, bir şey yaptığım yok hağla.
Ve hağla, öyle gezip tozup evin içinde zihnimi dinlendiriyorum kendimce.
Neyse ki kaytlardan dolayı bir hafta geç gideceğimden, o arada bir şeyleri halledebileceğimi umuyorum.
 
 
Cumartesi günü Şişli'de büyük bir blogger buluşması olacağından söz etti bana DüşKızı.
Detayları öğrenip burada paylaşırım. Hatta bilgi vermek isteyen olursa da yazabilir.


3 Temmuz 2012 Salı

Kafa Tatili


Kafa tatilimin bilmem kaçıncı günündeyim
İzmir'e döndüğümde sınavların beni bekliyor olması ne güzel değil mi?
Geziyorum ben de birkaç günde bir
Dün müstakbel enişte adayı, bir çikolatacıya götürdü bizi
Şunların nasıl bir şey olduğunu tarif bile edemem!
Başka hiçbir yerde şubeleri yokmuş
Taksim'de j'adore cafe
İstiklal caddesinde ama neresinde olduğunu unutmuş bulunmaktayım
Böyle ara sokaklardan birinde diplerde falan ama, yok hatırlamıyorum 


Bir de bu aralar böyle herkes mutlu olsun, bir şeyler olsun falan.
Her şey düzgün gitsin
Oh!

10 Haziran 2012 Pazar

Sonunda

İstanbul'dan Merhabalar!
Sınavlar bitti bitmesine ama, beni daha çok yoran taşınma tantanası oldu.
Köy sağolsun okul bitiminden sonra 3 günlük taşınma süresi veriyor, sonra kapı dışarı.
4.üyesi olduğum eve yığdım bütün eşyalarımı.


Artık Superwoman olduğuma tam olarak inanıyorum
Zira bir sürü koli, çanta, hatta televizyon derken bildiğiniz kol kası yaptım.
Kilo bile verdim yahu 3 günde.

Hepsinin sonunda mahvolmuş bir halde yere yığıldım artık.
Taşınmak ne zor işmiş arkadaş.


Bütün bunların sonunda bir de yetişmem gereken bir uçak vardı.
Japon edebiyatı, özellikle de Murakami ile beni tanıştıran Sergül Ablam oldu.
Sonunda bir kitabını seçtim ve ilk olarak İmkansızın Şarkısı ile başladım.
Şimdilik harika gidiyor, zaten kitap okumayı ancak bu kadar özleyebilirdim!
İyi bir geri dönüş oldu.
Bitirdiğimde spoilersız bir şekilde yorum yapacağım.
Şimdi uzun zamandır özlediğim bloglarınıza bakma zamanı :)

22 Ekim 2011 Cumartesi

Günün Enstanteneleri #8

Okulda olmak her zamankinden daha çekilebilir oluyor
Çünkü artık neyi nasıl konuşmamız gerektiğini bende anlıyorum, ben de biliyorum artık işte ! 
Adaptasyon denen şey gerçekleşiyormuş sonradan


Üç sınıfın da dersini birden aldığım için, artık her yerden tanıdık bir insan çıkıyor, tabi bunlara eski hazırlık sınıflarımı da ekleyecek olursak iibf şuan tam kıvamında benim için. 


Bayram tatiline az kaldı, aile-arkadaş özlemimi dizginlemelerdeyim. Her iki tarafla da saatlerce süren telefon görüşmeleriyle açığı kapatıyoruz. Mesafeler halt etmiş.


Yaşadığım iyi veya kötü her olay, yeni bir yol gösteriyor bana. Hayatın şimdiye kadar ki bilmediğim yönlerinin farkına varıyorum, algılarım açılıyor.
Yaşanacak bir sürü güzel şey var hayatta. Nasıl bir farkındalık bu ?


Şu sıralar aşk yaşadığım güzelliği de sunmalıyım 
Hayatıma anlamlar katan çikolatalı frambuazlı cup'um 
Kendisine DOYAMIYORUM
Yine istedim işte şimdi
Yarın yiyeceğim
Söz