31 Ekim 2012 Çarşamba

Yolculuk Varken, Ne Hallerdeyim!


Yarın 12'de yolculuk var. Mağlesef ki bu sefer uçakla gidiyorum.
Bavul ortalıkta hazırlanmayı beklerken, bu dağınıklığın içinde, ben oturmuş burada bırakacağım kitaplardan çıkarttığım alıntıları defterime yazmakla meşgulüm. Yoksa aklım onlarda kalacak.

Yeni aldığım bir kaç kitap var, onları bir ara yazacağım.
Bir de bir yorumda kalemlerimi göstermem istenmişti. Ama İzmir'de olan kalemleri de ekleyip yazacağım artık.
Ben esnaf gibi çalıştığımdan, işleri bayağı bir sarkıtıyorum sanırım.
Ama aklımda, unutmadım. Valla.

Şimdi dönüp şu alıntı hallerine bir çeki düzen vereyim. 
Ödevini son güne bırakmış çocuk gibiyim :)

30 Ekim 2012 Salı

Bir Kara Kedi


Bu gördüğünüz 3 aylık simsiyah yavru artık benim!

Diye buralarda haykırmayı, blog alemini inletmeyi çok isterdim.
Ama malesef değil.
Küçük Kız Kardeş'imin. Kendisi gibi kapkara bir kediye kucak açmışlar.
Bir de isim bulmuş ona. Babası söyledi ama birkaç gün önce olduğu için unuttum.


O kadar hareketli ki, fotoğraf çekmek için hiç fırsat bulamadım.
Eve kedi sokmam diyen annemin peşinden ayrılmayınca, hatun bile sevdi onu.
Tırnakları maniküre girmediğinden, ufak tefek kazalar yaşadık tabi. Ama bendeki kedi sahiplenme istediğini daha da artırdı bu velet.


Evde bir kedinin olduğunu bilmek bile başlıbaşına bir huzur sebebi aslında. Kaybolduğunda arayıp, hiç olmadık yerlerden çıktığını görmek insanın yüzünü güldürüyor.
Benim için az bir vakit geçirmeme rağmen, doyamadım.

Yerleşik bir hayata geçtiğimde, umarım bir kedim olacak. Ve ben o zaman, dünyanın en mutlu insanı olacağım heralde.

Küçük Kız Kardeş'i burada görebilirsiniz, bir tık.

Onu bol bol ısırdığım diğer bir yazı içinse buraya buyrun :)