anne yemeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne yemeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2012 Cumartesi

İstanbul Hep Aynı

Bu şehirde bıraktığım her şey, her zaman kaldığı yerden devam ediyor.
Ne zaman gelsem hep bunu hissediyorum
İnsanlar, olaylar.


Değişen tek şey bu işte.
Gittikçe büyüyor,
Kim çağırsa gidiyor, hiç sıkıntılı bir hatun da değil yani.
Sürekli konuşuyor ama ne söylüyor belli değil.
Sözcükler ağzından çıkmıyor diye sinirleniyor sonunda.
Öyle oturup bütün gün izlettirir kendini.


İzmir'e gittiğimde kilo veriyorum, burada alıyorum.
Son bir haftam kaldı.
Gezmeyi etmeyi değil de, evi özlemişim ben.
Dizidir, filmdir, kitaptır günler geçiyor.
Günlerin böyle geçmesini özlemişim.
Neredeyse bütün yazım İzmir'de geçecek
Sanırım bu kötü bir şey değil.
İzmir, İstanbul'u hiçbir zaman aratmaz.

6 Mart 2012 Salı

Sadece bir hırkaydı ..

İstanbul'dan gelirken en sevdiğim hırkamı orada unuttuğumu farkettim sonradan. Annem de dün onu paketleyip yollayacaktı bana. Güya yanına bir iki parça eksiğimi de koyucaktı.



Daha önceki yazılarda da belirtmiştim, ben alışveriş yapmaktan nefret ederim.  
Yani ihtiyacım olsa da gidip almak yerine dışarda yemeyi ya da hiç yememeyi tercih ediyorum.
Benim eksiklerim bunlarmış meğer :)
Hırka alıcam derken, koca koliyi bloga taşırken buldum kendimi yine ..
Bunlar işin sadece bir kısmı, bir de buzdolabı tayfası var tabi, ana yemeklikler falan ..
Ağzımdan hiçbir şey kaçırmıyorum eminim, ama kadın her seferinde stoğumun bittiğini tahmin edip tam zamanında ihtiyaçlarımın hepsini yolluyor


Elleriyle yaptığı elmalı turtasını ve kurabiyeyi nasıl bir keyifle yedik ..
Koliden bütün bunlarla birlikte onun kokusu da çıktı aslında, miss gibi hem de..

6 Ocak 2012 Cuma

Final Tatili

Finallerden dolayı verilen 1 haftalık tatilde yine sırt çantamla İstanbul'a kaçtım.
Orada yediklerim sanırım bana 1 hafta yeter artık.
Her seferinde şişip dönüyorum, tabi bütün kiloyu buraya geldiğimde veriyorum, orası ayrı.
Bünye şaşırdı artık neye alışması gerektiğine. Burada 2 günde bir makarnadır patatestir peynir ekmektir yerken, İstanbul'a döndüğünde saray sofrası gibi geliyor o yemekler haliyle.


 - Anne elinden şerefime yapılmış olan mantı -


- Yine anne elinden 2. deneme profiterol -
Of, diyorum.

Tabi bunlar sadece minik ve önemli kısmı.
Burada üşengeçlikten hiçbir şey yapmadığımdan sürekli hazır yiyorum ya da atıştırmalık işte ..
Anne yemeği denen şeyin özlemi varmış hakikatten .
Bugün de döndük tabi, uzun bir yolculuktan sonra.


Şu manzarayla Eddie'nin Rise'ı öyle iyi gidiyor ki.
Bütün martılar kafayı yemiş gibiydi bu sabah
 İçeri gireceklerdi neredeyse.
Ortaya bu görüntü çıktı tabi, mis .


Hep böyle gelsek aslında, bana nasıl uyar ..

Şu sıralar da zaten şarkılar kurtarıyor yine günü
şanslıyız ki;
"şarkılar hep var"