ahmet ertuğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahmet ertuğ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2012 Pazartesi

İzmir Oyuncak Müzesi

Blogu uzun süredir takip edenler bilirler, ben oyuncak sevdalısı bir insanım. Bir dolap dolusu oyuncağım vardır hala.
Bir yazımda en sevdiğim karavanımı göstermiştim hatta, onun için buraya bir tık :)

İzmir'de ev arkadaşlarıyla çok sosyal bir günümüzde gitmiştik Oyuncak Müzesi'ne de. Ahmet Ertuğ'un Fotoğraf Sergisine gittiğimiz gündü.
O yazı da hemen burada :)

Biz bayıldık sergilenen oyuncaklara. Fotoğraflamıştım da birkaçını. Buyrun bolca fotoğrafa :)




Girişinde böyle bir çok çocuk heykeli vardı. İp atlayanlar, ağaca tırmananlar. Harika düşünülmüş :)



Girişte hemen karşıda bu ev dikkatimi çekmişti. Ödüllü bir İzmir eviymiş.


Bir Londra kırmızı otobüsü. İçimdeki Londra sevgisi apayrı :)

Gözleme yapan bir ablamız. Minicik hamurları var.


Sunay Akın'ın koleksiyonundan bir sınıf. Onun da bir çok katkısı olmuş bu müzeye.


Mr. Spak'ı da görünce, o Star Trek müziğini söyleyerek dolandım içeride. Kimsecikler de yoktu zaten.


Bir pastacı dükkanı.


Ben buna bayıldım!


Yine bir Sunay Akın Koleksiyonundan


1960'ların Barbie bebekleri :)


"Oyuncaklardan başka sığınacak bir yerimiz kalmamıştı."


Son olarak işte en sevdiğim!
Benim olsun istedim bunu gördüğümde. Oradaki zamanın çoğunu da dönüp dolaşıp bu dönmedolaba bakarken geçirdim sanırım.

İşte böyleydi bir Oyuncak Müzesi gezisi. Umarım kimse içindeki oyuncak sevgisini kaybetmez.
Ve "Oyuncak sevdalısı olmak için, sadece çocuk olmak gerekmez."
Oyuncaklar benim geçmişle tek bağımmış gibi gelir. O masumluktan kalan tek hatıra onlar çünkü.

Siz de isterseniz bu müzeyi internet üzerinden 2 dakikada gezebilirsiniz. 360 derecelik buu uygulamayı çok beğendim. Hemen buraya bir tık :)

15 Ekim 2012 Pazartesi

Ahmet Ertuğ / Echoes of Silence



Cumartesi günü, uzun zamandır afişlerini gördüğümüz Ahmet Ertuğ'un fotoğraf sergisine 
gitmek için sözleşmiştik benim ara sıra kaldığım ev arkadaşlarıyla.
Opera sarayları ve Kütüphaneleri göreceğimizi biliyorduk ama, ben açıkçası bu kadar muhteşem fotoğraflarla karşılaşacağımı bilseydim daha sergilenmeye başladığı ilk günden giderdim!
Elimdeki broşürü fotoğraflamak isterdim başlık için ama, evde unutmuşum. Çok iyi bir tanıtım broşürü vardı.



Ben sadece sergideki Ahmet Ertuğ'un çektiği fotoğrafların bir kaçını, internetten bulduğum kadarını ekleyeceğim. Çünkü içeride fotoğraf çekmek yasaktı tabi.
 Başka türlü sergiyi hangi sözcükleri seçip anlatabilirim bilmiyorum hem. 
Bu fotoğrafları, o dev göz kamaştıran boyutlarıyla görmek! Sanki içindeymişsiniz gibi, o his harika işte.


İsterseniz bir rehber eşliğinde gezebiliyorsunuz. Ama biz kafamıza estiği gibi gittiğimiz için randevu alma olayını bilmiyorduk tabi.  Sergiyi bir de rehberle birlikte gezenlerin aldığı keyif bambaşkadır eminim. Çünkü bu muhteşem yapıtların bir hikayesi olmalı, hikayesini dinleyince gerçek olduklarına inanabilirsiniz. Zira benim nefesim kesildi. Özellikle kütüphaneler kısmında.


Biz gittiğimizde, bizden başka kimse yoktu. Sadece bize kapatılmış gibiydi. O yüzden rahat rahat her fotoğrafı didik didik inceledik. Kaç tanesinin önünde, hayranlıkla bakakaldım bilmiyorum.


Bir de opera sarayı, kalemle çizilmiş gibi. Ve daha onlarcası vardı.

Sergiyi bitirdiğimizde, küçük bir plazmada Ahmet Ertuğ'un Efes'teki çalışmalarını gösteriyorlardı. Oturup sonuna kadar onu izledik bir de. O titizliğine, sanatsal bakış açısına hayran kaldık. Sadece bir fotoğrafçı olarak değil, çektiği fotoğraflardaki tarihi yerleri, heykelleri, oymaları sanki bizzat kendi yaratmışçasına bir hevesle anlatıyor hissettiklerini ve öyle çekiyor fotoğraflarını.

"Fotoğrafı çekmeden önce, onu yapan heykeltıraşın hissettiklerini hissetmeye, onun gözünden bakmaya çalışıyorum." diyor.


Ve işte benim favorim.
Biblioteca del Trinity College de Dublin, Irlanda

Göz kamaştırıcı değil mi?

Arkas Sanat Merkezi'ndeki sergiyi 30.12.2012 tarihine kadar ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.
Arkas Sanat Merkezi'nin web sayfası şurası bir tık, facebook sayfası için, buraya bir tık 
Ahmet Ertuğ'un offical web sitesi için de, buraya bir tık

Aynı gün gittiğimiz oyuncak müzesinin de bir yazısını ekleyeceğim.