Evet, bütün hafta hastalıkla boğuşurken, bir yandan taşınma işlerini hallederek buralara geri dönüyorum.
15 metrekare bir odacığın içinden, hatta onun da yarısından (oda iki kişilik olduğundan), koca bir ev çıkmış gibiydi eşyalar toplanırken.
Neyse ki, her işi düzgünce halledip sonunda yerleşebildim.
Salonun ayrılan bir kısmını, benim odam haline çevirdiğimizden dolayı artık tek gereken, araya bir perde koymak.
Köy'de (yurtta) olduğumdan daha huzurlu, daha mutluyum. Yanlarına taşındığım hatunlar, burada sürekli bahsettiğim kişiler. Bir nevi tanıyorsunuz da.
Onlarla birlikte olunca, hayat daha kolay, daha bir yolunda oluyor.
Bundan sonra, artık yerleşim işlerim ve çoğu şeyim düzene oturduğundan dolayı, sınavım falan da olsa, daha çok yazı yazıp blogla ilgilenebileceğim. Çünkü artık, kafa olarak da kendimi daha rahat hissediyorum. Bu, insanın paylaşmaya değer şeylerinin daha çok olduğunu gösteriyor sanki.
Blog yazmanın bir yönünü daha öğrenmiş oldum. Uzun zamandır belirsizlikler içinde değildim.
İnsanın bir şeyleri yoluna koyması gerekiyormuş.
Sizi nasıl özledim, belli değil.
Sık sık görüşmek üzere :)
Fotoğraf; Bornova Metro'nun karşısındaki Kahve Diyarı'nda bulunan "tren cafe" den. Ya da Vagon. Tam olarak emin değilim. Ama tren şekli verilmiş, müthiş bir yer.
Tam burada, biraz bahsetmiştim, tık tık :)
