çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2012 Pazar

Üç gün ..

Son zamanlarda yurda gelip dinlenecek zamanı zor buluyorum
Bir şeyleri planlamadan yaşamak en güzeli sanırım
Günler geçtikçe önünde daha güzel kapılar açılıyor farketmeden, dileklerin isteklerin ardı arkası kesilmese de..


Geçenlerde gece 3'te tatlı krizimiz tuttuğunda şekerpare yapmıştık, hazır tabi..
Bu seferki kriz için irmik helvası fikri atıldı ortaya.
Ve ben yaptım evet.. Oynadık bile onunla, şekil verdik falan ..
Böyle bir performans beklemiyordum kendimden ama, harikaydı! 
:)


Az olan boş vakitlerde kağıt ve okeye sardık bu aralar..
Şu görüntüyü nasıl seviyorum anlatamam ..
Bazen en güzel eğlence bu olabiliyor, ne yapalım..



Bahar gösteriyor kendini İzmir'de arada sırada.
Bir de camımın tam önüne bu iki bankı koymuşlar.
 Sevgililer gelip otursun akşamları, biz de görelim diye .
Onlar bir iki blokluk mesafeye karşı gelirken, kilometreler ne halt etsin o zaman.
Dilekler diyorduk hem, onlar güzel şeyler.

Herkese mutlu haftalar diliyorum !
:)

2 Mart 2012 Cuma

Çay Manyaklığı

Evet çayın bende bir manyaklık olduğunu kesin olarak söyleyebilirim. Elimin altında böyle çeşit çeşit çay olsun, uzun uzun düşüneyim aralarından birini seçeyim, istediğim zaman içeyim falan. Çok iyi hissettirdiklerini düşünüyorum.



Şimdiye kadar baktım da elimde 10 çeşit varmış. Favorim görüldüğü üzre meyve çayları tabi..
Paketinden çıkarıp da, fotoğrafa koymayı unuttuğum böğürtlen ve ekinezya çaylarını da hesaba katıyoruz.
Bu kadarı mevcutken geçenlerde bir blogta, -özür dileyerek söylüyorum ismini hatırlamadığımdan :( - çok güzel bir yazısında kayısılı meyve çayını gördüm. Lipton'un çıkardıklarından olduğunu öğrenince markette direk çay reyonuna yöneldim


Şeftali sevdam burdada belli oluyor. Form Plus olarak geçiyormuş meğer..
Hiç umudum yok ama belki bu sayede arada sırada yaptığım sporla birlikte kilo verme şansım biraz daha artmış olur.


Bir de Doğuş'un çileklisini kaptım. Toplamda 12 çeşit çaya ulaştım an itibariyle..
Önce şeftaliyi denedim, bitki çayı olarak geçtiğinden şeftali tadının pek geldiği söylenemez. Ama yine de beğendim. Çilekliyi de oda arkadaşım üzerinde test ettik. Kokusu harika :)

Benim gibi çeşit çeşit çay delisi olanlar vardır, mutlaka olmalı.
Yani, öyledir değil mi ? 
:(

2 Aralık 2011 Cuma

Günün Enstanteneleri #10

Günlerdir neden yazmadım bilmiyorum, sanırım vakit bulamadım
İstanbul'a gidiş-dönüş herşey çok ani olduğundan ne yerde ne gökteyim


Kısa İstanbul tatilinin en güzel tarafı işte ..
Uykusu geldiğinde gülme krizine giren bir bebek daha önce görmemiştim.
Ama bu burnumda tüten prenses, gülmek için bir sebepe bile ihtiyaç duymuyor
Maşallah diyerek ekliyorum bu fotoğrafı
Her baktığımda gülüyorum ben de 

Şimdilerde ise iyice şifayı kaptım.
Sürekli çeşitli çaylar içip duruyorum. Dün saydım 7 farklı çeşit çayım var ve hepsini de içiyorum.
-normal çay, ıhlamur, yeşil çay, böğürtlen, yeşil elma, kırmızı elma ve yaban mersini-
Hangi ara bu kadar çay delisi oldum bilmiyorum ama, çok güzel olmuş.
Ne güzel arkadaşlar edinmişim ki, hastayım diye odamı düzenleyip, çamaşırlarımı yerleştirip, bulaşıklarımı bile yıkıyorlar.


Bu aralar müzik dinlemek de her zamankinden daha çok yatıştırıyor beni.
İstek yaptığım şarkılar da boş vakit doldurmak için değil, gerçekten çok iyi geldikleri için. Ama dün buna ihtiyacım olduğu halde şarkı isteyemeden uyuyakalmışım


Bugün daha dinç uyandım, ama yine de  kırgınlıktan derse gidemedim. Az önce arkadaşımın yapıp getirdiği sıcak çayı içtim. Ne de güzel gitti anlatamam.


İstanbul'dan dönerken, vapurda insanlar sigara içmek için otobüsten iniyorlar, bense kulağımda kulaklıklarım, dinlediğim şarkının manzaraya nasıl yakıştığını görebilmek için iniyorum.
Rüzgar yüzüme çarparken, evrenin müzikle nasıl değişebildiğini görüyorum

Böyle işte..